
Anadolu kaplanları,Anadolu aslanları derken şimdi yeni trend 'yıldız şehir' oldu.1980'li yıllarda başlayan teşvik uygulamaları ile kurulan sanayi tesislerinin büyük çoğunluğunun iyi yönetimlerle başarılı işletmelere dönüşmesi lokal anlamda bu Anadolu kentlerinin doğuşunu hazırlamıştır.Kayseri,Gaziantep,Denizli ve Çorum bunlardan bazılarıdır..Tarımsal üretim için ülkenin en güzel iki ovasını barındıran,kara-hava-deniz ve demiryolu ağı olan bu doğa ve tarih zengini kentin geri kalmışlığının nedeni nedir diye sorulunca tek bir ağızdan sözbirliği etmişcesine 'sahipsiz kent' ifadesini kullanan biz veya sizler şimdi artık sorun değil çözüm üretme zamanıdır diyerek elimizi taşın altına sokmalıyız.Anadolu kaplanı olamadık ama şimdi 'yıldız şehir' motivasyonu ile kentin önüne makro hedefler koyup hep birlikte bu hedeflere yürümeliyiz.Kentsel varoluş ideali için yedisinden yetmişine heyecanla ve soluksuz bir arzu ile çalışmalı ve üretmeliyiz.Bu büyük yürüyüşün önünde fren gibi durmuş ve duracak içsel kent derebeylerini ve siyaset ağalarını elimizle bir kenara iterek yolumuza inatla devam etmeliyiz.
İşte bu hedeflerden biri ve en önemlisi SAĞLIK KENTİ SAMSUN projesidir.
Sağlık kenti olma hedefinin proje paydaşları kamu ve özel sektördür.Kamu himaye edici ve yönlendirici saygın duruşu ile büyük-orta ve küçük üretim yapan tüm sektör bileşenlerini bir araya getirerek paydaş misyonunu yerine getirmelidir.Aynı masa etrafında ortak hedefe yürüme motivasyonunun tüm sektör bileşenlerinde çarpan etkisi yaratacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.Samsun son iki yılda sağlıkta ürettikleri ile kentin ezberini bozmuştur.Yerinde sayan bir kent yerine, başarılı çok ortaklılıkların yapılabildiği ve ulusal marka olmaya aday özel sağlık kurumlarının sayısının her geçen gün arttığı bir Samsun'a doğru hızla yol almaktayız.
Sağlık kenti olma hedefi aslında küresel trend olan sağlık turizminden pay alma idealinin bir fonksiyonudur.Sağlık turizmi ulusal bir iddia ve ulusal bir mega projedir.Sanayi devrimini kaçırmış olmanın toplumsal sonuçlarını yaşadığımız bir dönemde işte karşımızda yeni bir fırsat var ve biz ne yazık ki bunu da kaçırmak üzereyiz.Ulusal swott'umuzun bu kırk yılda bir denk gelecek fırsatını tepmemeliyiz. Yıllardır Küba'nın yaptıkları,Fas ve Tunus gibi kuzey Afrika ülkelerinin geldiği noktalar bizim için anlam ifade etmelidir.Avrupa ve Amerikanın neredeyse onda biri fiyatına ve en az aynı kalitede sağlık hizmeti sunan bir ülke olarak bu trendi kaçırmamalıyız.Aynı kalitede bir sanayi ürününün bir ülkede 100.000 euro diğer bir ülkede de 10.000 euro olduğunu düşünürsek ne demek istediğim sanıyorum daha iyi anlaşılabilecektir.
Kamu sağlık turizmi'ni önemsemelidir.Sağlık turizmi mega projesinin yönetsel ayakları hızla oluşturulmalıdır.Olayı bir sosyal sorumluluk olarak değil bir kalkınma projesi olarak görmeliyiz.Özel sektör bu büyük hayalin çözüm ortaklığına hazırlanmalıdır.Kamu-özel ortaklığında yönetsel bir birim oluşturulmalı ve bu birim doğrudan Başbakanlığa bağlanmalıdır.Arz fazlası oluşturan turizm yatırımcısı özel sağlık yatırımcısı ile irtibatlandırılmalı,birleşik sermayelerle daha ciddi ve uluslararası akreditasyonlara hazır nitelikli sağlık alanları oluşturulmalıdır.Sağlık turizmine yönelik yeni teşvik uygulamaları başlatılmalı ve özel sağlık yatırımcısı proje-yatırım ve işletme ayaklarında desteklenmelidir.
Samsun Anadolunun kuzeye açılan tek çıkış noktasıdır.Samsun kara-hava-deniz ve demir yolu ulaşımı olan birkaç Anadolu kentinden biridir.Samsun Kızılırmak ve Yeşilırmak arasında bereketli toprakları ve her noktasından tarih fışkıran coğrafyası ile ortadoğunun YENİ MEZOPOTAMYA' sıdır.Samsun uzun kumsalları ile kuzeyin tek sahil kentidir...
Bütün bu özellikleri ile Samsun sağlık kenti olma hedefi ile ulusal ve uluslararası bir marka olarak öne çıkabilecek her şeye sahiptir.Anlaşılmaz bir atalet içindeki kent dinamikleri süratle aktive edilerek bu büyük yürüyüşü başlatmalıyız.Büyük idol M.Kemal'in mücadelesi ve örgütlenmesi modernize edilmiş anlamda önümüzde örnek olarak durmalı ve yeni bir motivasyonla topyekün bu hedefe kilitlenmeliyiz.
Sağlık kenti Samsun projesinin şehre kazanımlarının sayısal değerlerini kötü senaryo olarak yapılandırılmış bir fizibilite ile sizlerle paylaşmak istiyorum.
YATAK SAYISI: 5.000
TOPLAM KAPALI ALAN:400.000 metrekare
İSTİHDAM:30.000 kişi
YILLIK POLİKLİNİK SAYISI:6.000.000
YILLIK AYAKTAN TEDAVİ SAYISI:2.500.000
YATARAK TEDAVİ:400.000 kişi
YILLIK TAHMİNİ GETİRİ:1 milyar dolar
Yukarda kötü senaryo olarak sayısallandırdığımız fizibilitenin kar maksimizasyonu yapılmış halinin bu rakamların üç-beş katı kadar olacağını söyleyebilirim.Rakamlar gerçekçidir ve Dünya'da bunun örnekleri çoktur.Dubai 'de yakında bitecek sağlık kenti de bunlardan biridir.Samsun'un bu gerçekçi rakamlara ulaşmada üstelik Dubai'den de avantajlı durumu vardır.Karşı kıyımızdaki dost ve komşu ülkelerle yapılacak işbirlikleri ile daha şimdiden bu pazarı oluşturmakta zorlanmayacağımız ortadadır.Uluslararası havaalanımız ve deniz ulaşımı ile çok sayıda kuzey komşumuzu günübirlik buraya taşıyabiliriz.
Bu projenin kamu-özel çözüm ortaklığı ile sağlıklı yapılandırılacak fizibilitesine uluslararası kredi şirketlerinin onay vereceğini ve finansman ayağının çok kolay oluşabileceğini rahatlıkla düşünebiliriz.
Olabilirlik kaygıları ile donattığım yazımı sizlere iyi bir haber vererek bitirmek istiyorum.Samsun Valiliği İl Özel İdare Genel Sekreterliğinin Ar-Ge daire Başkanlığında SAĞLIK KENTİ SAMSUN projesi için kamu-özel çözüm ortaklığı ile bir çalışima grubu kurulmuştur ve bu grup projenin temellerini oluşturacak çalışmalara şimdiden başlamıştır.