Kronik Yorgunluk
WhatsApp

Kronik Yorgunluğun şıkça görünen sebepleri nelerdir ve kronik yorgunluk sendromundan farkı nedir?

 Tıpta kronik yorgunluk yapabilecek birçok medikal ve psikiyatrik sebep vardır. Aşağıdaki liste, en sık görülen (15 başlık olarak görünen) kronik yorgunluğun sebepleridir.

  • Anemi: kansızlık yorgunluğun en sık görüldüğü hastalık grubudur. Kadınlarda en sık sebep demir eksikliğine bağlı anemidir ancak her anemi demir eksikliğinden de değildir.
  • Vitamin veya Mineral eksiklikleri: özellikle kronik Vitamin D, Vitamin B12, Magnezyum, Demir ve Çinko eksiklikleri yorgunluğa yok açabilir.
  • Tiroid bozuklukları: az çalışan tiroid (Hipotiroidizm) başta olmak üzere insanların Tiroid hastalığından dolayı kronik yorgun olmasına sedeptir. Ayrıca subklinik hipotirodizm, Haşimoto/ Graves gibi Otoimmün Tiroidit hastalıkları da unutmamak gerekir
  • Şeker Hastalığı (kontrolsüz Diyabetüs Mellitus) veya insülin direnci
  • Kalp hastalıkları: özellikle kronik kalp yetmezliği/kardiyomiyopati yorgunluğun en önemli sebeplerinden biridir. Ayrıca Perikardit (Kalp zarın iltihapları) da kronik yorgunluğa sebep olabilir.
  • Kanser:  kanser teşhisi konmuş hastalarda farklı sebeplerden dolayı yorgunluk çıkabilir ve en önemlisi de yorgunluk semptomları bir takım kanserlerin en erken belirtisi de olabileceğini unutmamak gerekir.
  • Psikatrik Sebepler: Kronik Anksiyete veya Depresyon başta olmak üzere kronik yorgunluğun ana sebebi olabilir.
  • Enfeksiyon hastalıkları: Vücutta çeşitli nedenlerle ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları da yorgunluğun sık görülen nedenlerini oluşturmaktadır: Özellikle, Kronik Viral Hepatitler (B ve C) sarılık olmaksızın, kronik aktif formunda veya taşıyıcı formunda yorgunluk yapabilir. Ayrıca Kronik Parazit hastalıkları, Tüberküloz (Verem), HIV (AİDS), Epstein Barr Virüs (EBV) gibi etkenler kronik yorgunluğa yol açabilir.
  • Ağır Metal Maruziyetine Bağlı Hastalıklar: Ağır Metal Zehirlenmesi sinsice ilerleyen hastalıklara ve kronik yorgunluğa sebep olabilir. Kurşun, Kadmiyum, Arsenik, Civa, Alüminyum, Florurid ve Bakır gibi maddeler insan dokularında birikerek DNA hasarına yol açarak, Kanser, Böbrek hastalığı ve kronik yorgunluk gibi sağlık sorunlarına sebep olabilir.
  • Metabolik / Diğer Endokrin hastalıklar: örneğin kronik Böbrek yetmezliği ve karaciğer yetersizliği, veya Hormonal nedenler / Böbrek üstü bez disfonksiyonu (hipotalamus-hipofiz-adrenal döngü ile ilgili) veya Nöral nedenli hipotansiyon kronik yorgunluğun sebebir olabilir.
  • Uyku apnesi: özellikle kilo almış bireylerde ve horlama sorunları yaşayan insanlarda uyku apnesi kronik yorgunluğun önemli sebeplerinden birisi olarak bilinmektedir.
  • İmmunolojik nedenler (bağışıklık sistemi ile ilgili): Kronik Romatolojik hastalıklar, Bağ Doku Hastalıklar, İltihaplı Eklem Romatizmaları ve Diğer Oto-immün veya İmmünolojik hastalıkların çoğunda hastalığın aktif dönemlerinde kronik yorgunluk eşlik etmektedir.  Ayrıca, Kronik Barsak Enflamasyonu/ Kolit / Gluten Duyarlığı / iltihaplı barsak hastalığı/ Kaçırgan Barsak Sendromu gibi kronik barsak enflamasyonu/ iltihabıyla ilgili hastalıklar da kronik yorgunluğun sebepleri içersindedir.
  • Kondisyonsuzluk ve Fiziksel güçsüzlük: Yorgunluk, fiziksel güç ve kondisyonla da çok ilgilidir. Kondisyonlu ve güçlü bir kişi daha geç yorulur.
  • Beslenme Bozukluğu: Kronik Yorgunluğu önemli bir sebebidir. Birçok insan yanlış diyetler uygulayıp kendilerini önemli vitamin, mineral, elektrolit ve proteinden yoksun bırakmaktadır.
  • İş Stresi: Modern Çağda birçok insan iş yükü stresini kaldıramamaktadır ve kronik yorgunluğa yol açar.

Oysa, Kronik Yorgunluk Sendromu olarak bilinen Hastalığın sebebi tam net olarak bilinmemektedir.

Kronik yorgunluk sendromu nedir?

Kronik Yorgunluk Sendromu, yeni adıyla “Kronik Nöroendokrin İmmün Disfonksiyon” olarak da adlandırılmaya başlanmıştır. Genelde dinlenmeyle geçmeyen, 6 aydan uzun süren, kas iskelet sistem ve baş ağrıları sıkça görünen ve birçok sistemi tutan bir kronik hastalıktır. Kronik Yorgunluk Sendromu diğer yorgunluk yapan hastalıklardan farkı, hastalığın oluşum nedeninin tam net bilinmemesidir. Kronik Yorgunluk Sendromu hastalığın medikal sebeplerden (organik) mi yoksa psikiyatrik sebeplerden dolayı mı oluştuğu hala tıp dünyasında tartışma konusudur.  Dolayısıyla, Kronik yorgunluk sendromu tanısı koymak için tıbbi hikaye, fizik muayene, ruhsal durumun ve laboratuar bulgularının değerlendirilmesi gerekir.

Kronik yorgunluk belirtileri nelerdir?

Kronik yorgunluk sendromunun yaygın görülen belirtileri ise şunlardır:

  • Sürekli bitkinlik ve uyku hali, 6 aydan fazla sebebi belli olmayan nedenlerden kronik yorgunluk, dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk.
  • Bariz bir Romatizma hastalığına bağlı olmayan Kas ve eklem ağrıları ve bu ağrıların insanın Günlük aktivitelerini kısıtlayacak kadar şiddetli olması,
  • Boğaz ağrısı
  • Karın ağrısı
  • Enerji kaybı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Sese, gürültüye, ışığa, çevresel faktörlere karşı aşırı duyarlılık,
  • Unutkanlık ve bilişsel performansta düşüş. Veya Unutkanlık ve eşlik eden konsantrasyon problemleri
  • Uyku düzeninde ve kalitesinde bozukluklar, 5-8 saat uyumaya rağmen insanın “uykusunu alamaması,
  • Bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesi
  • Bağırsak düzeninde bozukluklar
  • İş yaşamına ve sosyal hayata karşı olumsuz tutumlar
  • Sürekli huzursuzluk
  • Depresyon, veya sersemlik hissi yaşamak

Dolayısıyla, yorgunluğa; immünolojik (allerjik benzer),Romatizmal (eklem,bel,sırt,kas ağrıları) ve Nöropsikiyatrik (uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü) gibi semptomlar da eşlik edebildiği için bazı Tıp camialarında Kronik Yorgunluk Sendromu , “Kronik Nöroendokrin İmmün Disfonksiyon”u olarak adlandırılır.

Kronik yorgunluk sendromu teşhisi nasıl konulur?

Kronik yorgunluk sendromu tanısını koyduracak özel bir test yoktur. Yorgunluk sebebi olabilecek diğer klinik durumlar dışlandıktan sonra tanı konulur. Özellikle depresyonla kronik yorgunluk sendromunun karıştırılmaması gerekir. Bununla birlikte hastalarda zamanla ruhsal bozukluklar ve özellikle depresyon oluşabilir. Ancak bu depresyonu olan herkeste kronik yorgunluk sendromu var anlamına gelmez.

Klasik olarak, Kronik yorgunluk sendromu teşhisi için aşağıdaki iki kriterin olması gerekmektedir:

Klinik olarak değerlendirilmiş, tanımlanamayan devamlı veya tekrarlayan yorgunluğun yeni veya bilinen bir zamanda başlaması (örneğin yaşam boyunca olmaması), devam eden bir hareketlilik sonucu olmaması, esas olarak dinlenmekle hafiflememesi ve mevcut iş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açması, kronik yorgunluk sendromunu akla getirir.

Aynı zamanda aşağıdaki semptomlardan 4 veya daha fazlasının bulunması ve bunların ardışık 6 ay veya daha uzun süre boyunca devam etmesi ve yorgunluktan daha önce başlamaması gerekir.

1-Kısa süreli bellekte veya konsantrasyonda önemli bozulma
2-Boğaz ağrısı
3-Lenf bezlerinde hassasiyet
4-Kas ağrısı
5-Çeşitli eklemlerde kızarıklık veya şişlik olmaksızın ağrı olması
6-Yeni oluşan, şekil değiştiren veya ciddileşen baş ağrısı
7-Sabah uyanınca kendine gelememe (uykulu olma halinin devam etmesi)
8-Yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklık

Bu esas semptomların yanı sıra karın ağrısı, alkol intoleransı, şişkinlik, göğüs ağrısı, kronik öksürük, diare, sersemlik, ağız ve göz kuruluğu, kulak ağrısı, çarpıntı, çene ağrısı, sabah katılığı, bulantı, gece terlemesi, psikolojik problemler (depresyon, sinirlilik, anksiyete, panik atak), nefes darlığı, deri duyarlılığı, karıncalanma hissi ve kilo kaybı gibi semptomların varlığı da ifade edilir.

Kronik yorgunluk tedavisi nasıl yapılır ve hangi doktor grupları Kronik Yorgunluk Sendromu uzmanları olarak bilinir?

Kronik yorgunlukta hastanın doktora verdiği yorgunluk şikayetlerin öyküsü (anamnezi) son derece önem taşımaktadır. Yorgunluğa eşlik eden semptomlar ve ek olan hastalıklar (komorbiditeler) de bir o kadar önemlidir uzman hekim için.  Ayrıca hastanın sosyal öyküsü, çalıştığı işten, günlük aktivitesine kadar hastanın tüm anlamlı olabilecek bilgileri hekim tarafından not edilir.  ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, kronik yorgunluğun altında birçok immünolojik (otoimmün), romatolojik, iltihabi, enflamatuvar ve metabolik hastalıkları yattığı için, ve bir Romatoloji uzmanının hem bir İç Hastalıklaları uzmanı, hem de üst dalı olan Romatoloji mütehassısı olduğundan dolayı, Kronik Yorgunluğa bakacak en nitelikli hekim bir uzman Romatolog olarak tespit edilmiştir. Kronik Yorgunluk sendromu, Fibromiyalji ve Miyofasial Ağrı Sendromu ile sık karışan bir hastalıktır ve bu yüzden bu ayrımı yapabilen en iyi hekim Romatolog olarak görünmüştür.  Araştırmaya göre, bir hastaya “kronik yorgunluk sendromu” veya “Fibromiyalji Sendromuna bağlı kronik yorgunluk” teşhisleri verilmeden önce, tanının bir Romatoloji uzmanı tarafından tekrar gözden geçirilmesi ve teşhisin doğrulanmasının gerektiği önerilmiştir.  Romatoloji uzmanı, doğru tanıyı koymak için birçok faktörü göz önünde bulundurmak zorundadır ve doğru (kesin) tanıyı koyduktan sonra, birçok yorgunluk sebebi tedavi edilmesi mümkündür ve bu tedavi çoğu zaman iltihaplanmaya neden olan nedenlerin giderilmesiyle başlar. Ayrıca iltihaplanmaya sebep olan gıdaların azaltılması da son derece önem taşır.  Bir Romatoloji uzmanın yanı sıra bir Diyetisyen tarafından verilen bir anti-enflamatuvar diyet de bu hususta son derece önem taşımaktadır.

Ancak yorgunluğun altında yatabilecek İç Hastalıkları ve Romatolojik sebepler de olmadığı durumlar vardır veya tedaviye dirençli durumlar da görünebilir. Bu durumlarda kronik yorgunluğun tedavisine psikiyatristler ve psikologlar eşliğinde başlanır. Bu diğer branşları da ekleten durum, Kronik Yorgunluk Sendromun tedavisinin, sadece bir hekim tarafından değil de multidisipliner çalışmanın önemini vurgulamaktadır. Kronik yorgunluk sendromu yaşayan hastalar aktif bir sosyal yaşam için teşvik edilir. Stres azaltma ve rahatlama teknikleri kronik ağrı ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir.  Ayrıca, beden sağlığı ve fiziksel aktivitelerin ihmal edilmemesi de son derece önem taşır.  Hangi tarz egzersizler ve fiziksel aktivitelerin bir Fizik Tedavi & Rehabilitasyon (FTR) uzmanı tarafından kişiye özel tasarlanması ve doktor gözetimi altında devam edilmesi de çok önemlidir. Genelde, yorgunluğun fazla hissetildiği günlerde çok ağır egzersizlerden kaçınılması önerilir. Fizik Tedavi uzmanı fiziksel aktivite ve egzersiz seviyelerini hastanın yapabilme kabiliyetine göre ayarlama yapar, dolayısıyla “kişiye özel” programlar ayarlanır.  Bu yüzden fiziksel aktivite, dinlenme ve uyku düzenlerinin bir FTR uzmanı ile beraber doktor kontrolü altında olmasında büyük fayda vardır.

Ayrıca, Kronik Yorgunluk Sendromun bir diğer yeni adı da Kronik Nöroendokrin İmmün Disfonksiyon”u olarak bilindiği için, bazı Fizik Tedavi doktorları (ve diğer branşlar) da Nöralterapi adı verilen tamamlayıcı tedavi yöntemini uygulamaktadır. Nöralterapi ile vücudun kendi kendini iyileştirmesini sağlayan sistemleri harekete geçiren bir yöntemdir. Nöralterapi’de tespit edilen bazı “bozucu alanlar” tespit edilip, o bölgelere enjeksiyon yapılır ve sonuç itibariyle kronik ağrı ve yorgunluğu baskılayabilir.

Hastalığı tam olarak tedavi edecek bir ilaç henüz bulunmamış olsa da, bir takım ilaçlar belirli hastalarda olumlu yanıt göstermiştir.  Ancak Kronik Yorgunluk Sendromun ilaç ve tamamlayıcı tedavileri basit değildir. Bu hastalıkla baş edebilmek için moral çok önemlidir.  Tedavinin amacı her zaman hastayı daha aktif halde tutmak ve yorgunluğu azaltmaktır.  Doktor gözetimi çok önemlidir ve egzersiz/aktivite kesinlikle terk edilmemelidir.