Romatizma Hastaları ve Covid-19 – Romatem
Uzm. Dr. Tuğrul Mert KIVANÇ

Uzm. Dr. Tuğrul Mert KIVANÇ

Romatoloji Uzmanı

Romatizma hastaları ve Covid-19 virüs aşılanması hakkında genel bilgiler ve düşünceler

Genel olarak son bir yılın bilimsel verilerine bakıldığında, romatizma hastalarının Covid-19 virüse yakalanma oranı toplumla benzer orandadır. Ancak bilindiği gibi, bazı iltihaplı romatizma ve otoimmün hastalığı olan hastaların durumunun daha riskli olduğu aşikardır; Özellikle bu hastaların aynı zamanda kronik hastalıkları da (komorbiteleri de) varsa ve bağışıklık sistemlerini etkiliyen ilaç (veya ilaçlar) kullanıyorlarsa (bilhassa 10mg veya üzerinde kortizon), Covid-19 virüs enfeksiyonunu kaptıklarında klinik seyirleri de ağır geçebilir, hastanede yatmaları, hatta şiddetli akciğer ventilasyon ve oksijen yetmezsizliğinden dolayı havayolu yöntemi entübe edilip solunum cihazına bağlanmaları gerekebilir. Bu vakaların büyük bir kısmı ölüm ile sonuçlanmıştır. Bu yüzden dünya tıp otoritelerinin çoğunluğu romatizma hastalarına Covid-19 aşısının yararlı olacağını düşünmektedirler ve her ne kadar aşının bilinmeyen riskleri olsa bile faydalarının çok daha fazla olacağını öngörmektedirler.

Bu doğrultuda, Dünya Sağlık Örgütü tüm "iltihaplı romatizma" hasta grubuna SARS COV-2 (Covid-19) Korona aşını yapılmasını önermektedirler. Ancak, bugüne kadar, dünyada çıkan tüm Korona Covid-19 virüs aşıların iltihaplı romatizma hastaları üzerinde nasıl bir etki yaratacağıyla ilgili bilimsel veriler yoktur.
-Dünyada Ocak 2021 itibariyle SARS Covid-19 yeni tip Korona virüse karşı 5 aşı geliştirilmiştir. Bunlar Pfizer/BioNTech, Moderna, Oxford/Astrazenneca, Sputnik ve Sinovac olarak bilinmektedir.

Ayrıca, geliştirme sürecinde olan dünyada 170'in üzerinde Korona aşısı bulunmaktadır.  Ülkemizde şu anda, Çin'den gelen Sinovac aşısı uygulanmaktadır .

İltihaplı romatizma hastalığı veya oto-immün olarak adlandırdığımız “iltihabi” romatizmal hastalığı olan vatandaşlarımız, özellikle bağışıklık sistemini zayıflatabilen “immünosuppresif” romatizma ilaç kullanmış olanlar veya halen aktif olarak kullanların Covid-19 virüs aşısı hakkında birçok önemli soruları ve kaygıları vardır.  Bu genel endişelerin birincisi, Covid-19 aşısının romatizma hastalığını alevlendirip alevdirmiyeceğidir.  Bilinmek istenen ikinci husus da romatizma ilacı kullanan iltihaplı romatizma hastalarının ne zaman aşı olmalarıdır. Ayrıca ilaçlarına önceden ara verilip verilmeyeceği ve ara verilmesi gerekiyorsa ne kadar bir süre bekleneceğidir. Çok şükür ki, en azından bu soruları artık konuşabilmemiz ve bir yılın ardından bu safhaya gelebilmemiz bile tıp camiası için büyük bir umut verici unsurdur.  Ayrıca, dünya açısından da ileride Pandemiğin kontrol altına alınacağının belki de ilk belirtisidir.

Genelde aşıların çoğu, tasarlandığı enfeksiyona karşı ya eksik bağışıklık sağlar veya %100 koruma sağlayamaz.  Yüksek olasılıkla, Covid-19 aşıların çoğu da benzer bir şekilde sadece kısmi korunma sağlayacaktır.
-Ancak hem bir birey hem de toplumun geneli için ister kısmi ister parçalı koruma olsun hiç korunmamaktan daha faydalıdır.

Uzmanlara göre, aşının yarattığı kısmi koruma bile o enfeksiyonun insana yapacağı zararı azaltır hem de bu enfeksiyonun topluma yansıtacağı olumsuz sonuçları düşürür.

Aşıdan elde ettiğimiz bağışıklık, bir enfeksiyon geçirdikten sonra (antikor oluşumu aracılığıyla) elde edilen doğal bağışıklıktan daha etkili ve uzun olduğu bilinmektedir ve Covid-19 aşıları için de bu düşünülmektedir.

Şu an halen Covid-19 virüs hakkında çok bilinmeyen hususlar vardır.  Bunların içinde önemli bir tanesi, bu virüsü geçirdikten ve "doğal bağışıklık" kazandıktan sonra tekrar yeni bir enfeksiyon geçirip geçirmeme süresidir. Bu sürenin ne kadar olduğu tam olarak bilinmemektedir.  Ancak bilimsel verilere göre 90 gün içinde ikinci defa Covid-19 virüsünü kapmanın olağandışı olacağı düşünülmüştür.  A.B.D.'de bulunan Mayo Clinic Hastane grubu enfeksiyon hastalıkları  uzmanları , yakın geçmişte Covid-19 virüs geçiren bireylerin SARS COV-2 aşısını 90 gün içinde almamalarını önermişlerdir. Bazı tıp otoriteleri de aşının getireceği hücresel ve antikor bağışıklığının 6-8 ay süreye kadar çıkabileceğini düşünmektedirler, hatta bu bağışıklığın 1-2 yıla kadar çıkması konusunda çalışmaların yapıldığı bilinmektedir.

Covid -19 aşısı yapıldıktan sonra kazanılacak bağışıklığın bir insanı ne kadar bir süre koruyacağı net olarak bilinmemektedir. Şu var ki, ana hedef toplumun %70'ini bir an önce aşılayabilmektir.    Bu %70 "Herd immunity" (sürünün bağışıklığı fenomeni olarak bilinen) orana ulaşıldığında toplum içersinde bir virüsün yayılma hızı önemli derecede azalmaktadır. Bu kavramdaki asıl amaç, %30’ı aşılanmamış olsa bile toplumun bütününü korumaktır.  Dolayısıyla , biz Romatologlar da, tüm romatizma hastalarımıza, diğer aşılar gibi  Covid -19 aşısını öneriyoruz. Çünkü aşının ana hedefi Covid-19 virüs enfeksiyonunu önleme, bulaşma olsa bile virüsün vücutta yaptığı etkiyi minimize etme ve şiddetli, ağır vaka durumlarını önlemektir. Şu an Covid-19 virüs aşılarının Romatizma hastalığını, tetikleyip tetiklemiyeceği,  romatizma ilacı kullanım esnasında aşının tutup tutmayacağı ve yeteri derecede bağışıklık kazandırıp kazandırmayacağı  net olarak bilinmemektedir. Zaman geçtikçe bu veriler ortaya çıkacaktır. Ancak bu safhada, her ne kadar birçok bilinmeyenler olsa da, Covid-19 aşısının Romatizma hastalarında, özellikle immünosupresif ilaç kullanması gereken hastalarda, aşının faydaları vereceği potansiyel risklerden çok daha fazladır.

Pandemi esnasında, birçok iltihaplı romatizma hastası (dünyada %35’i tahmin edilmektedir) kullandıkları romatizmal ilaçlarının bağışıklık sistemleri üzerinde yaratabileceği potansiyel olumsuzlukları dolayısıyla  ve Covid-19 virüs enfeksiyonunu kapma riski teşkil edebileceği düşüncesiyle romatizma ilaç tedavisine ara vermiştir. Bu hastaların en az %50’sinde 6 ay içinde iltihaplı romatizma alevlenmesinden dolayı ana hastalıkları nüks etmiştir. Neyse ki, son 1 sene içinde alınan bilimsel çalışmaların verilerine göre , yüksek doz kortizon dışında birçok romatizma ilacın, özellikle “Biyolojik ajan” olarak adlandırdığımız ilaçları Covid-19 virüs kapma riskini arttırmadığını göstermiştir. Bunun yanı sıra,  bazı Biyolojik ajanların Covid-19’da ölüme yol açan “sitokin fırtınası” olarak adlandırılan aşırı immün sistem iltihaplı yanıtını da olumlu bir şekilde baskıladığını ve bunların yoğun bakım hastalarında kullanıldığı ve hala yeni Biyolojik ajanların da test edildiği bilinmektedir.  Dolayısıyla, geçen yıl Pandemi başlangıcında bilinmeyen verilerden dolayı ve hastalar tarafından tedbir amaçlı “tüm romatizma ilaçlarımı bırakayım çünkü bağışıklık sistemini baskılar ve Covid-19 virüs kapma riskimi arttırır” sözünün artık geçerli olmadığı anlaşılmıştır.   Covid-19 virüsün bariz bir enfeksiyona bağlı zatüreden ziyade akciğerde istenmeyen iltihabı arttırdığı için ölüme sebebiyet verdiği görünmektedir ve hatta bu yüzden bazı “Biyolojik ajan” romatizma ilaçlarının yoğun bakım hastalarında kullanıldığı bilinmektedir.

Genelde her bir yeni virüs çıktığında , iltihaplı romatizma ve oto-immün hastalığı olan hastalar doğal olarak daha tereddütlü veya isteksiz olurlar çünkü bir bir aşının “tutması için” ve etkili olarak tanımlanması için vücudun immün sistemi hedeflediği o bulaşıcı ajana karşı antikor üretmesi gerekir fakat bu durum halihazırda düzensiz çalışan bağışıklık sistemini daha da değişken veya istikrarsız kılabilir. Bu durum iltihaplı romatizma ve oto-immün hastalarında iki temel endişe yaratır. 1)  Aşı tehlikeli bir şekilde bağışıklık sistemini daha da mı canlandırır? 2) Kullandığı romatizma ilaçları aşının etkinliğini geçersiz mi kılar?

Açıkcası, Ocak 2021 itibariyle Covid-19 aşıların (ülkemizde şu an bulunan Sinovac aşısı dahil) , iltihaplı romatizma ve otoimmün hastalarında olan etkileri hakkında net bir bilimsel demeç verilemez çünkü genelde bu tip hastalar kullandıkları ilaçlardan dolayı aşının geliştirme çalışmalarında klinik araştırmalarda dahil edilmemektedir.  Bu sadece Covid-19 aşılarına mahsus bir durum değildir, tüm aşılar genelde geliştirildiğinde önce kronik hastalığı olmayan sağlıklı insanlarda test edilir.  İmmün sistemini etkileyen iltihaplı romatizma veya kanser hastaları Faz 3 aşı çalışmaların dışında tutulur.  Bu hastalarda olabilen bilimsel klinik bilgiler ancak aşının piyasada olduktan sonra Faz 4  veya “Post-marketing surveillance” olarak adlandırdığımız “pazarlama sonrası gözetim sürecinde” ortaya çıkar.  Her ne kadar bilimsel çalışmalar olmasa da Covid-19 aşısının romatizma hastalarında, eksikliği otomatik “tehlikelidir” anlamına gelmemektedir.

Romatizma hastaları ve Covid-19 aşısı hakkında en sık sorulan sualler içersinde şunlar bulunmaktadır:

Soru: Türkiye’ye gelen ilk Çin Sinovac Covid-19 aşısı romatizma hastaların immün sistemini tehlikeli bir şekilde canlandırabilir mi,  Sinovac aşısı canlı aşımıdır, ne tip yan etkileri bekleyebiliriz?

Cevap: Genelde bir canlı aşı içersinde canlı mikroorganizma veya parçacıkları içerir.  İltihaplı romatizma veya otoimmün hastaları bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanıyorsa canlı aşı kullanması risklidir çünkü o enfeksiyona kapma riskini kat kat artırabilir.  Ülkemizde kullanılan verem (BCG), kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK), oral polyo aşısı (OPA) ve Herpes Zoster canlı aşılardır. Bu tip aşılar hiçbir zaman bağışıklık sistemi baskılanmış romatizma hastalarında kullanılmamaktadır. Ayrıca, taşıdığı riskten dolayı şuan dünyada farklı ülkelerde bulunan hiçbir Korona virüs Covid-19 SARS-2 aşıdır canlı değildir.  Çin’den gelen Sinovac da ölü virüs aşısıdır bu yüzden romatizma hastalarındaki canlı virüs riskini taşımamaktadır. Şuana kadar aşının yan etkileri hafif olarak görünmüştür, en sık yan etkileri içersinde aşı olunan kolda ağrı, halsizlik, baş ağrısı, erken yorulma, kas ağrıları /krampları , ateş ve eklem ağrıları dikkat çekmiştir.

Soru:  Hangi iltihaplı romatizma veya oto-immün hastalığı olan hastalar Covid-19 aşısı olmalı?

Cevap: Genelleme yapıldığında hepsi. Ancak hastalığı kontrol etmek gereği bu tip romatizma hastaları 10 mg veya üstünde kortizon kullanıyorsa , özellikle kortizonun yanında da ek immünosuppresif bağışıklı sistemini baskılayan romatizma ilacı da kullanıyorsa bu hastalar Covid-19 virüs enfeksiyon açısından en yüksek riskte ve öncellik kılınması gerekir aşılanmada.

Soru: Bağışıklık sistemini baskılayan romatizma ilacı (veya iğnesini) kullanıyorsam, Covid-19 Sinovac aşısını olabilir miyim, etkisi olur mu , bir zamanlaması var mı , önceden veya sonradan romatizma ilacı mı bırakmam gerekir mi ?

Cevap: Öncelikle EVET, romatizma ilacı kullanıyorsanız dahi , Covid-19 aşısını yaptırmamız önemlidir ve gereklidir. Zamanlamasına gelince, açıkçası Covid-19 aşısının romatizma ilaçlarında olan etkisi hakkında daha net bilgimiz yok, ancak diğer aşılanmalardan elde edilen tecrübelerimize istinaden bazı makul önerilerim var.  Genelde, aşı etkili olması için (immün sistemi o mikroorganizmaya olumlu immün yanıt vermiştir diyebilmemiz için) ve “tutsun” diye bazı immün/bağışıklık sistemini baskılayan romatizma ilaçlarını geçici olarak aşı vurulmadan önce ara veririz ve tekrar başlanmasını da kasten bekletiriz.  Örneğin, dünyada en sık kullanılan romatizma ilacı Metotreksat, grip veya zature aşılarından 2 hafta önceden durdurulur ve aşı olduktan 2 hafta sonra tekrar başlanır.  Genelde Metotreksat, Rituksimab, Abatasept ve JAK inhibitör etken maddesi olan ilaçlar (ülkemizde sırasıyla Metoart/Metoject/Meksratu/Emthexate/Methotrexate, Mabthera, Orencia ve Xeljanz marka isimleri olarak bilinen) ilaçlar aşılardan istenen immün yanıtını daha fazla azaltır ve bu ilaçları aşı öncesi ara verilmesi (en azından 2 hafta bir süre) daha mantıklı görünmekte.  Oysa, bazı diğer ilaçlar , özellikle bazı diğer Biyolojik ajanlar, anti-tnf olarak adlandıran Adalimumab, Golimumab, Sertolizumab, İnfliksimab ve Etanersept (ülkemizde sırasıyla Humira/Amgevita, Simponi, Cimzia, Remicade/Remsima ve Enbrel marka isimleriyle bilinen) ilaçlar ve diğer Biyolojik ajanları Tosilizumab (Actemra) ve Ustekinumab (Stelara) ilaçların immün yanıtı konusunda daha az etkisi vardır ve aşının başarılı tutmasında daha az olumsuz etkisi görünmüştür. Ama bilinmeyenlerden dolayı şu safhada genel romatizma hastalığın tedavisine 2 hafta ara verilip aşı öyle vurulursa daha mantıklı olabileceği düşünülmekte.

Yeni teşhisi konmuş bir iltihaplı romatizma hastası için, genel romatizma hastalığı çok şiddetli değilse ve iç organlarına tehlikeli bir durum risk teşkil etmiyorsa , mümkünse önce Covid-19 aşısı olunup daha sonra bir ileri tarihe romatizma ilacın başlanması önerilir.

Benzer bir şekilde, daha önceden tanısı konmuş bir iltihaplı romatizma hastası ancak Pandemik’ten dolayı romatizma ilaçlarına ara vermiş, durumu çok kötü değilse (romatizması çok şiddetli alevlenmemişse/ iç organlarına risk taşımıyorsa ve romatoloğu bir olması yakın felaket öngörmüyorsa), önce Covid-19 aşısı olup, romatizma ilaç tedavisinin tehir edilmesi akla uygun görünmektedir.

Soru: Tüm romatizma ilaçları bağışıklık sistemini bir şekilde etkilemiyor mu zaten, ben en iyisi tedbir amaçlı ilaçlarımı bıraksam daha mantıklı değil mi ? “Eklem ağrıları çekerim, hiç olmazsa Korona Covid-19 virüs’ten ölmekten daha iyidir” doğru değil mi hocam?

Cevap: Maalesef birçok romatizma hastası bu düşünceyle Pandemik esnasında ilaçlarını kullanmamıştır. Tüm romatizma ilaçları aynı değildir bazıları bağışıklık sistemini baskılamadan anti-enflamatuvar veya iltihap giderici etkisi vardır sadece. Bazı ilaçlar da kullanılan dozuna göre risk teşkil etmektir. Örneğin Kortizon (ülkemizde Deltacortril, Precort, Flantadine ve Prednol) olarak bilinen ilaçlar 10mg ve üzerinde bir doz kullanıldığında en azından Covid-19 virüs kapma oranını 5-10 kat arttıdığı görünmüştür.  Kortizon ilaçları bağışıklık sistemini daha geniş ve kapsamlı biçimde baskılar, oysa Biyolojik ajan olarak adlandırdığı bazı ilaçlar (örneği anti-TNF ilaçları) daha seçici ve selektif olarak immün sistemin bir kısmını daha dikkatlice baskıları. Bu yüzden bazı Biyolojik ajan kullanan romatizma hastaların daha fazla Covid-19 virüs kapma oranını görmüyoruz.  Görmemekle beraber, ilaç kullanımı esnasında Covid-19 virüs kapanların topluma nazaran daha yüksek hastane veya yoğun bakım yatış oranları görünmediği gibi , bazı Biyolojik ajanların sitokin fırtınası olarak adlandırılan aşırı immün salgılamasını karşı da koruyabileceği görünmüştür.

Ayrıca, hatırlatmak gerekir ki, romatizma ilaçları bilinçsiz bir şekilde doktorla görüşmeden bırakılırsa, temeldeki yatan iltihap dengeleri bozulabilir.  Bu durum iltihaplı eklem romatizmayı tetiklemekle birlikte, iç organ iltihaplarına da yol açabilir. Sonuç itibariyle vücutta iltihap yükselirse enfeksiyona daha maruz kalabiliriz ve bu da Covid-19 enfeksiyon kapma riskini arttırabilir. Dolayısıyla iki ucu keskin bıçak gibidir. Gereksiz ilaç veya yüksek doz bağışıklık sistemini baskılanması da tehlikelidir, hiç ilaç kullanmayıp , iltihaplı romatizma (ve/veya otoimmün) hastalığın kontrolsüz gitmesi de Covid-19 virüs kapmasında risk teşkil edebilir.  Bu dengeyi en iyi uzman Romatoloji hekiminiz sağlayacaktır. Ancak sağlaması için de romatoloji muayenelerinizi ve kontrollerinizi ötelememek gerekir.

Soru: Sinovac Covid-19 aşısı olduktan sonra ben artık maskesiz gezebilir miyim?

Cevap: Hayır, Covid-19 aşısı oldunuz diye koruyucu tedbirlerimizde gevşeme olmaması lazım.  Maske takma, sosyal mesafe koruma ve el yıkama gibi koruyucu alışkanlıklara devam etmeliyiz.

Sonuç itibariyle, iltihaplı romatizma ve otoimmün hastaların Covid-19 Pandemik esnasında ilaç kullanımı ve aşılanma konuları zor görünebilir çünkü hastalıktan hastalığa, ilaçtan ilaca ve kişiden kişiye parametre değişebilir.  Ancak her ne kadar komplike ve çetrefilli görünse de, genel olarak Covid-19 virüse karşı aşılanmanın faydaları , hastalığı önleme veya şiddetini azaltma ve topluma bulaştırma oranını düşürme açısından potansiyel risklerinde çok daha fazla görünmektedir.  Tabi romatizma tedavinizin ve aşılanmanın zamanlamasını, uzman Romatoloji hekiminizle görüşmeniz en doğru seçenektir ve bu konunun hasta ve doktorun ortakça karar vermesi de en uygunudur.

Romatizma hastalığınızın tedavisini ve kontrolünü, Covid-19 Korona Virüsten dolayı Ertelemeyin!

Koronavirüs COVID-19, (resmi adı SARS-CoV-2 Şiddetli Akut Solunum Sendromu- Koronavirüs-2 olarak bilinen) pandemi olarak tanımlanan, dünya çapında benzeri görülmemiş bir salgındır ve uzun bir süre daha devam edeceği öngörülmüştür. Genelleme yapıldığında, Romatizma hastalarının kullandıkları ilaçlar bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır.  Ayrıca, romatizma hastalığının yarattığı “yüksek iltihaplı” durumdan dolayı, hastaların bazı enfeksiyonları kapma riskinin daha yüksek olduğu da görülmektedir.  Pandemi başlangıcında da “Romatizma hasta grubu” COVID-19 enfeksiyonu açısından risk altında bir hastalık grubu olarak düşünülmüştür.  Burada en önemli husus “iltihaplı romatizma” olarak adlandırılan tek bir hastalığın olmamasıdır, çünkü 200’ün üzerinde farklı hastalıklar bu gruba girdiği gibi, bu hastalıkların büyük bir kısmının sadece eklemlerle kısıtlı kalmayıp, daha geniş kapsamlı, vücudun birçok bölgesini ve iç organlarını da etkileyebilen (multi-organ/sistemik) hastalıkları da içine almasıdır. Bu iltihabi romatizma hastalıklar, bağışıklık sisteminin fazla veya düzensiz olarak, kendisine karşı çalışan (oto-immün) ve vücutta mikropsuz iltihabi durum yaratabilen hastalıklar grubu olmasıdır.

Pandemi başlangıcında, Covid-19 salgınının bilinmezliklerinden dolayı dünya tıp uzmanları (doğal olarak ve tedbir amaçlı) “iltihaplı romatizma” hastalarının daha fazla risk altında kalabileceğini açıklamışlardır.  Ancak son bir yılda tıp dünyasından gelen güncel medikal veriler göstermiştir ki; “romatizma hastalarında” Covid-19 virüsün görülme oranı (insidansı) birkaç istisnai durum dışında tahmin edilenden daha fazla değildir.  Ayrıca bu “risk” durumunun; hastanın hangi romatizmal hastalığa sahip olduğuna ve hangi ilaçları kullandığına göre kişiden kişiye farklılık göstereceği bilinmektedir. Bu nedenle, her iltihaplı romatizma hastasını aynı sepete koymayıp, ilaçlarının kesilip kesilmemesi kararının genelleştirilmemesi gerektiği düşünülmüştür. Dolayısyla, bir hastanın “risk tespit durumunu” en iyi şekilde bir uzman Romatoloji hekimi değerlendirir ve kararı kişiye özel olarak belirler.  Ağır kontrolsüz iltihaplı romatizma vakası geçiren hastalarla ardından bağışıklık sistemini tesir eden ve baskılayan ilaçları alma zorunda kalan “ağır immünüsupresif” hastalar en çok risk altındadır. Fakat her romatizma ilacı immün sistemini baskılamaz ve hatta bazı romatizma ilaçlarının yoğun bakım gerektiren, ağır Covid-19 virüs enfeksiyonu esnasında kullanıldığı bile doğrudur.  Son bir senede alınan bilgilere göre elde edilen en önemli bulgu ise, her immünosupresif romatizma ilacının Covid-19 riskini arttırmadığının tespitidir.  Fakat, bazı “ağır romatizma” ilaçları, özellikle kortizon içeren ilaçlar (ülkemizde  marka ismi Deltacortril, Prednol, Flantadine olarak bilinen), 10mg’ın  üzerinde kullanıldığında hem Covid-19 virüsü kapma riskini arttırmış, hem de virüse yakalandıktan sonra, virüsün daha şiddetli bir seyir yarattığından dolayı,  hastayı tedavi için hastaneye yatırma oranını arttırmıştır.     Maalesef, bu kötüye alamet olan ve kaygı verici son bir sene, birçok iltihaplı romatizma veya otoimmün hastalığı olan hasta grubu bireylerin tedavisini yarım bıraktırtmasına ya da başka bir tarihe ertelemesine yol açmıştır.  Nitekim, COVİD-19 virüsün birçok bilinmeyen tarafları ve yarattığı belirsizlikler, yanlış medya (ve sosyal medya) bilgilendirmeleri ve kamuya açık olan (Üniversite/Fakülte, Eğitim Araştırma ve Şehir) hastanelerin dönem dönem polikliniklerinin faaliyette olmaması ve halk arasında gelişen endişeler ve akabinde gelişen huzursuzluk ortamı, romatizma hastalarını daha da kuşkulu, kararsız ve şüphe içinde bırakması, hastaların romatizma tedavilerini ertelemelerindeki başlıca sebepler olarak tespit edilmiştir.

Bütün bu kargaşa ve kaos ortamında son bir senede umut verici bilgilere de rastlanmıştır.  Bunlardan bazıları, belirli romatizma hastalıklarının ve belirli ilaçların endişeli durum yaratmadığı, hatta bazen olumlu sonuçlara yol açtığıdır. A.B.D.’de yapılan bir araştırmaya göre, önemli bir Bağ Doku Hastalığı olarak bilinen Sistemik Lupus Hastaların COVİD-19 virüsü kaptığında, hastaneye yatış oranının daha yüksek olmadığı ve hastalığın tek başına kendiliğinden daha fazla risk teşkil etmediği görülmüştür.  Bazı çalışmalara göre de Covid-19 virüs kapmış , ama daha önceden bazı “Biyolojik ajan” olarak adlandırdığımız ilaçları kullananların daha olumlu sonuçlar elde ettiği ve daha az hastane yatışı ve yoğun bakım ihtiyacı olduğu görülmüştür.

Romatizma hastalarının Covid-19 ile ilişkili soruları ve ayrıca romatizma ilaç tedavisi sırasında Covid-19 aşısı ile ilgili soruları ve cevapları şöyledir:

Soru: Bir iltihaplı romatizma hastası olarak ve bağışıklık sistemimi baskılayan bir “immünosuppresif” romatizma ilacı kullandığımdan dolayı Covid-19 virüs kapma riskim daha fazla mıdır?

Cevap:  Son bir senede elde edilen bilgilere göre yüksek kortizon ve bazı “ağır immünosüpresif” ilaçlar dışında romatizma ilaçlarının büyük bir kısmını kullanabiliyoruz. DMARD olarak adlandırdığımız ilaçlar (hastalığın seyrini değiştiren romatizma ilaçları) klasik (konvansiyonel) veya Biyoljik ajan olarak bilinen bDMARD ilaçlar da dahil olmak üzere bu ilaçları kullanan iltihaplı romatizma hastalarının, Covid-19 virüsü kapma riskinin daha fazla oranda olduğu görünmemiştir. Doğrusu, bu tip ilaçların kullanılmasından dolayı , iltihaplı romatizmanın daha iyi kontrol altına alınmış olarak virüs kapma riskinin daha az bile olduğu düşünülmektedir, çoğu romatoloji uzmanına göre.  Son Avrupa Romatoloji Kongresi bulgularına göre (EULAR 2020 Congress) , metotreksat ve benzeri konvansiyonel DMARD ilaçlarını veya hedefe yönelik “JAK inhibitör” ilaçlarını veya Biyolojik ajanları kullananların daha fazla Covid-19 kapma riski görülmemiştir.  Normal toplum oranlarına göre de veya virüs kaptığı hallerde de daha fazla yoğun bakım veya hastane yatış mecburiyetine rastlanmamıştır.

Soru:  O zaman ben hemen kortizonumu bırakayım mı ?

Cevap: Hayır, kortizonu aniden bırakmak çok risklidir. Uzun süre kortizon kullanan insanlar (özellikle bir aydan fazla) Kortizonu yavaş yavaş tedricen bir şekilde bırakması şarttır ve doktoruyla görüşüp nasıl yapılacağını, ne kadar sürede kaç miligram dozlarda indireceğini uzman romatoloji hekimiyle görüşmesi en uygundur. Ancak Romatoloğuna ulaşamıyorsa aile hekiminden veya İç Hastalıkları uzmanından da yardım isteyebilir.

Soru:  Bütün bu Korona Covid-19 virüs ile ilgili haberler ve duyumlar beni endişelendirdi. Virüs semptomlarım olmamasına rağmen ben en iyisi mi kortizon dışındaki romatizma ilaçlarımı bıraksam mı?

Cevap: Hayır, romatoloji doktorunuzla danışmadan bırakmayın.  Bu sefer romatizma ilaçlarınızı bıraktığınızda veya azalttığınızda iltihaplı romatizmanız alevlenir. Bu durum vücudunuzdaki iltihap oranını arttırıp hem romatizma ağrılarınızın nüks etmesine yol açar ve daha önemlisi bağışıklık sisteminizi zorlayıp zayıf durumda bırakabilir hem de enfeksiyon kapma riskinizi arttırabilir. Neticede, bilimsel çalışmaların verilerine göre, romatizma ilacı kullanan hastalar ile genel toplum arasında Covid-19 virüs kapma oranı benzerdir ve virüsü kaptıktan sonra da akıbeti benzer tıbbi sonuçlar göstermektedir.

Soru:  Covid-19 virüs enfeksiyonu kaparsam romatizma ilaçlarımı bırakayım mı?

Cevap: Evet kanıtlanmış herhangi bir enfeksiyon (Covid-19 virüs dahil) veya kanıtlanmamış ama şüphe ettiğiniz durumda,  (ateş, öksürük, nefes darlığı vb semptomlar eşliğinde) romatizma ilaçlarına geçici süre (enfeksiyon geçene kadar) ara verilmesi gerekir.  Ayrıca birçok uzman da yüksek derecede kuşkulu durumlarda , örneğin  Korona Covid-19 pozitif, aktif enfeksiyon geçiren bir hasta ile temasa maruz kalındıysa, karantinaya geçip, romatizma ilaçlarının geçici süre bırakılması önerilmektedir.

Soru: Hocam, bende iltihaplı romatizma var ve açıkçası bütün bu Korona virüs kargaşası içinde kullandığım tüm romatizma ilaçlarımı bıraktım. Aslında, şuan kendimi çok kötü hissetmiyorum, “böyle idare etsem” diye içimden düşünüyorum.  Doğru mu yapıyorum biliyorum:

Cevap:   Kendinizi şuan kötü hissetmemeniz, hastalığınızın uyku/sessiz moduna geçtiğinin anlamına gelmiyor. Belki kan testlerine bakıldığında aktif hastalık bulgularına rastlanabilir.   Korona virüs Covid-19 hakkında bilinmeyen birçok medikal bilgi var ve pandeminin yarattığı kaotik ortamdan dolayı romatizma ilaçlarını bırakan binlerce kişi var dünyada. Durumunuzu hala olumlu hale çevirmek için geç olmayabilir. Romatoloji uzmanınız ile görüşüp tedaviniz için bir yol haritası çizilebilir. “Her işte hayır vardır” sözü burada belki lehinize işleyebilir.  Romatizma hastalığınız ilaçları bırakmanıza rağmen aktif görünmüyorsa bu belki de hayırlı bir durum olabilir çünkü Korona virüs aşılanması için en uygun zaman dilimi olabilr ve size bir fırsat penceresi açmış olabilir diye değerlendirebilir.  Ancak hastalığınız romatoloji hekimi tarafında aktif/kontrol dışında olarak görünüyorsa (şikayetleriniz olmamasına rağmen) , o zaman romatizma hastalığın bir an önce kontrol altına alınması esastır. Bu durumda Korona aşısı olup olmamanızdan ziyade, romatizma hastalığınızın kontrol altına alınması önceliktir.

Dolayısıyla, oto-immün iltihaplı romatizma hastalarının (Romatoid Artrit, Lupus, Spondilit, Behçet gibi) hastalığın bağışıklık sisteminde yarattığı durumdan dolayı veya eşlik eden hastalıkların (komorbiditeleri) veya kullandıkları immün sistem baskılayıcı ilaç kullanımından dolayı daha fazla oranda genel enfeksiyon riski altında olduğu bilinmesine karşın, Covid-19 konusunda kesin olarak daha fazla risk teşkil ettikleri söylenemediği gibi bazı durumlarda olumlu olduğu bile görülmüştür.  Tabi bütün bu yeni gelişen bilgileri daha önce bilinenlerle birlikte göz önünde bulundurup, anlamını çözmek uzman Romatoloji hekiminizde saklıdır.  Ona güvenip , şifresini çözmesine şans vermenin tek çözümü romatizma tedavinizi (ve kontrolünü) ötelemeyip, bir romatoloğun gözetiminin altında kalmaktır.  Bir sonraki makalede de aşı ile ilgili gelişmeleri paylaşacağız.