Romatem
444 76 86 SİZİ ARAYALIM WhatsApp Hasta İletişim+905492046053

E-RANDEVU OLUŞTUR

WhatsApp

Boyun Ağrısı

Boyun, baş ile vücut arasındaki bağlantıyı sağlar. Başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar. Başın birçok yöne rahat hareket etmesini sağlar. Kafadan gövdeye geçen büyük damarları, omuriliği, kola giden sinirleri korumakla görevlidir. Boyun, vücuttaki en karmaşık eklem yapısına sahiptir ve omurganın en hareketli parçasıdır Bu nedenlere akut ya da mesleksel travmalara açıktır.

Boyun ağrısı çok yaygın görülen bir sağlık sorununu oluşturmakta ve her cins ve yaşta insanda görülebilmektedir. Çevremizdeki her 3 kişiden biri hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı çektiğini anımsar. Büyük çoğunluğu hafif şiddette ve geçici özelliktedir. Nadiren çok ağrılı, hatta özürlülüğe neden olacak kadar ağır da olabilir. Günümüzde özellikle masa başında çalışanlarda, bilgisayar kullananlarda boyun ağrısı yaygındır. Boyun ağrısı görülme sıklığı yaşın ilerlemesiyle birlikte artar. Günlük yaşamdaki gerilimler ve iş stresi boyun ağrısını arttırır. Boyun ağrısıyla birlikte sırt-omuz ağrısı, ellerde uyuşma, baş dönmesi, dengesizlik ve baş ağrısı görülebilir. Boyun problemleri bir kazadan sonra aniden de ortaya çıkabilir.

Boyun Ağrısının Nedenleri

  1. Boyun ağrısı omurganın kemik ve eklem yapılarından köken alabileceği gibi kas, bağlar ve sinirler gibi yumuşak dokulardan da kaynaklanabilir.
  2. En sık boyun ağrısı nedenini yumuşak doku zorlanmaları oluşturur.
  3. Diğer boyun ağrısı sebepleri: Kas ve Bağ Zedelenmeleri, Travmalar, Osteoartrit (Kireçlenme), Boyun Fıtığı (Disk Hernisi), Romatizmal Hastalıklar (Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi hastalıklar), Omurga Kanalında Daralma, Psikolojik Faktörler, kötü duruş, çok yumuşak bir yatak ve yastığın kalınlığının uygun olmaması, Miyofasiyal Ağrı Sendromu adı verilen boyun ve sırt kaslarında duyarlı noktalarla kendini gösteren yumuşak doku kaynaklı ağrılar,  Boyun tümörleri, omurilik tümörleri, kemik enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir.
  4. Omuz ekleminden kaynaklanan ağrılar boyun ve kol ağrılarını taklit edebilir.
  5. Yemek borusu, nefes borusu, tiroid ve akciğer hastalıklarında da nadiren ağrı boyun bölgesinde hissedilebilir.

Boyun Ağrıları Nasıl Tedavi Edilir?

Ağrılı ve tutuk bir boyun, hiçbir özel tedavi yapılmasa da birkaç gün - birkaç hafta içinde daha iyi hale gelebilir. Genellikle gereken tek şey mümkün olduğunca rahat bir pozisyon sağlamaktır. Boyun ağrısı şiddetli olduğunda ve uzun sürdüğünde ise aşağıdaki tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir.

İlaç Tedavisi

Ağrılı dönemde, basit ağrı kesiciler, antiromatizmal ilaçlar ve kas gevşeticiler sıklıkla kullanılmaktadır.

 İlaç Dışı Tedaviler

 Sıcak uygulama ve masaj kasları gevşetip, ağrıyı rahatlatıcı bir etki  yaratabilir. Fizik tedavi ajanları (elektrik akımları, ısıtıcı ajanlar, traksiyon  gibi) tedavide kullanılabilir. Boyunluk kullanılması da, boyun hareketlerini kısıtlayarak, eklem ve kasların dinlendirilmesine ve ağrının hafifletilmesine  yardımcı olur. Ağrılı noktalara ağrı kesici enjeksiyonlar yumuşak doku  kaynaklı ağrılarda (özellikle miyofasiyal ağrıda) etkili olabilir. Bu tedavilere  ek olarak akut ağrının ve kas spazmının çözülmesinde HİL TERAPİ yani  yüksek yoğunluklu lazer uygulamaları etkilidir. Ek olarak Spinal  Dekompresyon Sistemi ile (Drx) ameliyatsız boyun futuklarını küçültmek ve ağrıyı azaltmak mümkün olabilmektedir.

Egzersizler

Boyun için önerilen egzersizler tam hareket açıklığının korunmasını sağlar ve kasların gücünü artırır. Ağrı geçtikten sonra boyunda kalabilen tutukluluk şikayetinin tedavisinde çok yardımcı olmaktadır. Yüzmek, bisiklete binmek, yürümek gibi yumuşak boyun hareketlerini içeren spor faaliyetleri de yararlıdır. Ancak tenis gibi ani boyun hareketlerini içeren sporlar şikayetlerde bir alevlenmeye neden olabilir. Genel olarak ağrının izin verdiğinden daha fazla boyun hareket ettirilmemelidir.

Cerrahi Tedavi

boyun ağrısı önerileriBoyunla ilgili aşağıda belirtilen sorunlarda cerrahi tedavi (ameliyat) gerekmektedir.

  • Omurgada tümörü veya abse olması
  • İlerleyici kas gücü, his ve refleks kaybı olacak şekilde omuriliğe bası yapan boyun fıtığı olması
  • Tedaviye rağmen şikayetleri sürmesi
  • Omurga kırığı ve omurga kayması olması
  • Ciddi omurilik ve sinir basısı olanlara

Boyun ağrısı olanlara faydalı öneriler

  1. Asla ağır cisimleri kaldırmayın, çekmeyin ve itmeyin. Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün.
  2. Başınızla yük taşımayın. Baş seviyesinin yukarısına doğru yük kaldırmayın.
  3. Boynunuzu sürekli öne eğik veya aynı pozisyonda sabit tutmayın.
  4. Telefonu konuşurken boyun-omuz arasına sıkıştırmayın.
  5. Otururken sırtınızı düz tutun ve yaslanın.
  6. Gerekirse boyun kıvrımınıza uyan boyun yastığı ile boynunuzu takviye edin.
  7. Yatak dışında boyununuz düşercesine uyuya kalmayın.
  8. Aşırı yüksek yastık kullanmayın.
  9. Çalışma şartlarınızı ve koşullarınızı iyi düzenleyin.
  10. Özellikle bilgisayar ve masa başında 30 dakikada bir pozisyon değiştirin.

Uzmana Danışın

Uzmana Danışın
WhatsApp İletişim
Yorumlar
Yorum Yapın

İLİŞKİLİ DİĞER MAKALELER

Konu ile alakalı diğer bilgiler makalelere göz atarak bilgilendirmeleri okuyabilirsiniz.

Romatizmal Ağrı Tedavisi

Romatizmal Ağrı Tedavisi

Romatizmal hastalıklar eklemlerinizi ve kaslarınızı etkiler. Bazıları, osteoartrit gibi, aşınma ve yıpranmanın bir sonucudur. Diğerleri, örneğin romatoid artrit, bağışıklık sistemi problemleridir. Tedavi planınız büyük ihtimalle ilaçlar, fizik tedavi, sağlıklı bir diyet, stres yönetimi ve dinlenme olacaktır. Bu durumda alanında uzman bir romatolog, durumunuza en uygun tedavi planını çıkararak size yardımcı olur. [toc] Romatizma; dirsek, eklemler ve yumuşak dokuda şiddetli ağrılara neden olur. Yumuşak dokularda oluşan romatizmal hastalıkları genellikle iltihap kaynaklıdır. Bel ve diz bölgelerinde şiddetli ağrılara neden olabilir.   Romatizmal hastalıkların belirtileri nelerdir? Romatizma aşağıdaki yedi özelliğe göre ayırt edilir: Genellikle bir veya daha fazla eklemin (omurga dahil) yakınında hissedilen ağrı ya da rahatsızlık Etkilenen bölgede hareket ile birlikte gelen ağrı Etkilenen bölgeye dokununca hissedilen ağrı Etkilenen kısımların özellikle hareketsiz kalındığında sertleşmesi Hafif egzersiz sonrası semptomatik düzelme, ancak şiddetli egzersiz sonrasında kötüleşme İklimsel faktörlere tepki olarak semptomatik kötüleşme, özellikle düşen barometrik basınç ve yükselen nem Etkilenen bölgeye / bölgelere sıcak uygulanınca iyileşmesi Tüm romatizmal ağrı sendromlarında yedi özelliğin hepsi birden görülmese de çoğunda en azından ilk dört belirti bulunur. Romatizma hangi bölgeleri etkiler? Romatizma, birçok hastalık ile birlikte görülebilir. Bu hastalıklar: Osteoartrit (OA): Osteoartrit, kemiklerin ucundaki yumuşak materyal olan kıkırdağa zarar verir. Aşınırsa eklemler zarar görür ve hareket etmesi zorlaşır. Genellikle dizleri, kalçaları, bel desteği, boynu, parmakları ve ayakları etkiler. Belirtileri ağrı, şişme, sıcaklık, sertliktir. Kas zayıflığı eklemleri dengesiz hale getirebilir. Vücudun hangi bölümlerini etkilediğine bağlı olarak, OA yürümeyi, nesneleri tutmayı, elbise giymeyi, saç taramayı ya da oturmayı zorlaştırabilir. Romatoid Artrit: Lupus (SLE veya sistemik lupus eritematosus da denir) otoimün hastalığıdır. Vücudunuzdaki birçok organı etkileyebilir. Belirtileri şunlardır: Eklem ağrısı Yorgunluk Eklem sertliği Cilt döküntüleri Güneş duyarlılığı Saç kaybı Soğuğa maruz kaldıklarında ayak parmaklarında morarma Böbrekler gibi diğer organlarda sorunlar Anemi, düşük beyaz kan hücreleri veya trombosit gibi kan hastalıkları Göğüs ağrısı, kalp veya akciğer iltihabı Nöbetler veya darbeler Ankilozan Spondilit: Ankilozan spondilit genellikle bel ağrısı ile başlar. Çoğunlukla omurganın sakroilyak eklemler olarak bilinen pelvise bağlandığı eklemleri içerir. Ankilozan spondilit, özellikle 30 yaşına kadar olan genç insanlarda daha sık görülür. Belirtileri şunlardır: Sırtta ve kalçada kademeli ağrı Artan bel ağrısı omurgaya kadar yükselebilir Omuz ve boyunda hissedilen ağrı Sırtta, özellikle istirahatle azalan ağrı ve sertlik Ağrı ve sertlik, etkinlikten sonra daha iyi olur Sırtın ortası ile üstünde ve boyunda ağrı Durum kötüleşirse omurga daha da sertleşir ve günlük aktiviteleri yerine getirmek de zorlanılır. Sjögren Sendromu: Sjogren sendromu, gözler ya da ağız gibi vücudun bir bölümünün kurumasına neden olur. Bağışıklık sisteminin vücudun bazı bölümlerine saldırması ile ortaya çıkar. Kadınlarda erkeklerden daha yaygındır. Belirtileri şunlardır: Göz kuruluğu Göz iritasyonu ve yanma Ağız kuruluğu Diş çürüğü ve diş eti hastalığı Yüzde şişlikler Eklem ağrısı ve sertlik (nadiren) İç organı hastalıkları (nadiren) Romatizmaya neden olan diğer rahatsızlıklar ise şunlardır: Bursit tendinit, donmuş omuz, karpal tünel sendromu ve gut’tur. Romatizmal hastalıklar nasıl tedavi edilir? Romatizmal hastalıkların tedavisinde ağrının hafifletilmesi için ağrı kesiciler kullanılmaktadır. Jel ya da hap şeklinde olan romatizmal ilaçlar reçeteli olarak kullanılmaktadır. Romatizma tedavisinde iltihap önleyici ağrı kesiciler de kullanılabilir. Basit ağrı kesicilerin etki etmemesi halinde, bölgeyi uyuşturmak için narkotik ağrı kesiciler kullanılarak ağrının etkisi azaltılabilir. Narkotik ağrı kesiciler mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır. Çünkü birçoğunun bulantı, kusma, baş dönmesi gibi yan etkileri bulunur. Bitkisel olduğu öne sürülen ilaçlardan uzak durulması önerilir. Steroid olmayan ilaçlar ise iltihaplanmayı tedavi etmek için kullanılır. Vücut iltihaplanmalarında kullanılan en etkili tedavi yöntemlerinden birisi de kortizon tedavisidir. Kortizon tedavisi yumuşak doku üzerinde oluşan iltihaplanmada kullanılır. Fizik tedavi ile romatizmal hastalıkların tedavisi nasıl yapılır? Romatizmal hastalıkların tedavisinde fizik tedavi yöntemleri oldukça etkili bir tedavi imkanı sunmaktadır. Tedavide kullanılan teknikler arasında sıcak uygulaması, akıllı egzersiz cihazları ile kişinin hastalığına uygun egzersiz uygulamaları ve özel masajlar uygulanır. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun tedavide en yüksek başarının sağlandığı hastalıklar arasında romatizmal hastalıklar da yer alır.

Detaylı Bilgi
Boyun Bel Düzleşmesi

Boyun Bel Düzleşmesi

Omurga, üst üste yığılan 33 ayrı kemikten oluşur. Bu omurilik sütun, vücudunuz için ana destek sağlar; dik durur, eğilir ve bükülür; böylece omurgayı yaralanmalara karşı korur. Güçlü kaslar ve kemikler, esnek tendonlar ve ligamentler ve hassas sinirler sağlıklı bir omurgaya katkıda bulunur. Yine de, bu yapılardan herhangi biri gerilme, yaralanma veya hastalıktan etkilenirse ağrıya neden olabilir. [toc] Yandan bakıldığında, yetişkin omurga doğal bir S-şekilli eğriye sahiptir. Boyun (servikal) ve bel bölgelerinde hafif içbükey bir eğri bulunur ve göğüs ve sakral bölgeler hafif bir konveks eğrisine sahiptir. Eğriler; amortisör görevi görmek, dengeyi sağlamak ve omurga boyunca hareket aralığına izin vermek için sarmal bir yay gibi hareket eder. Omurga, vertebra adı verilen 26 adet diskten oluşur. Omurilik omuriliği korur, ayakta durmayı ve eğilmeyi sağlar. Bir takım problemler omurganın yapısını değiştirebilir veya omurgaya ve çevresindeki dokuya zarar verebilir. Bu problemler arasında enfeksiyonlar, yaralanmalar, tümörler, ankilozan spondilit ve skolyoz gibi durumlar, spinal stenoz ve fıtıklaşmış diskler gibi yaşla birlikte gelen kemik değişiklikleri yer alır. Omurgadaki değişiklikler omurilikte veya sinirlerde baskı uygulayarak omurga hastalıklarına ve şiddetli ağrılara neden olur. Hareket etmeyi zorlaştırır. Omurga hastalıklarında tedavi hastalığın sebebine göre değişiklik gösterir, bazı durumlarda cerrahi tedavi de gerekebilir. Bel Düzleşmesi Bel düzleşmesi bel bölgesinde oluşan hasarlar ve belin korunmaması durumunda medikal tedavi ya da fizik tedavi ile düzeltilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Omurga doğal yapısında bel bölgesinde hafif bir eğiklik bulunur. Hatalı egzersizler, ters ve ani hareketler, hatalı bir şekilde ağır yük kaldırma bel bölgesinde bulunan doğal eğriliği hasara uğratarak belin düzleşmesine yol açar. Bel düzleşmesi olan hastalarda, normal lomber kavisi kaybolarak omurga dengesizliğine neden olur. Hastanın kafası öne doğru vücudun dışına yaslanmaya başlar ve dik dururken sorun yaşayabilir. Bu dengesizlik kas yorgunluğuna ve ağrılara neden olabilir. Bel düzleşmesi dejeneratif disk hastalığı, lomber post laminektomi sendromu, sıkışma kırıkları, ankilozan spondilit gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Bel düzleşmesinde ağrı bölgesel olarak ortaya çıkar. Bölgesel ağrının yanı sıra ani hareket etme esnasında ağrı daha da şiddetlenir. Röntgen çekilerek teşhis edilen bel düzleşmesinin tedavisinde fizik tedavi yöntemleri kullanılır. Bel düzleşmesi sendromlu birçok hasta ameliyat yapılmadan tedavi edilebilir. Tedavide ilk olarak aerobik, ağırlık kaldırma egzersizi ve çekirdek kasları güçlendirmeyi içeren uygun bir egzersiz planı içerir. Fizik tedavi ve spinal manipülasyon hastanın semptomlarına bağlı olarak kullanılır. İlaçlar sıklıkla bel düzleşmesi sendromunun belirtilerini azaltmak için kullanılır. Eklem artriti veya sıkışmış sinir hastaları için omurilik enjeksiyonları da tedavide fayda sağlar. Yapısal problemleri olan veya ciddi eğriliği olan bazı hastalarda nihai olarak cerrahi rekonstrüksiyona ihtiyaç duyulabilir. Bu ameliyatının amacı, hastanın ağrısını ve spinal hizalamasını iyileştirmektir. Fizik tedavinin ardından hastanın dikkat etmesi gerekenler şunlardır: Fizik tedavinin ardından hastalığın tekrar nüksetmemesi için doğru ve düzenli egzersiz yapılması gerekir. Bel, boyun ve sırtla ilgili oluşan rahatsızlıkların en önemli nedenlerinden birisi de aşırı kilolu olmaktır. Bu nedenle bel düzleşmesi olan hastaların fizik tedaviden sonra kilo almamaya özen göstermelidir. Hareket etmenin önemli olduğu kadar, dinlenmek de çok önemlidir. Bu nedenle doğru yatak ve yastık seçimi de çok önemlidir. Beli destekleyerek oturmak, özellikle ofis koltuğunuzun doğru seçerek belinizin hasar görme riskini ortadan kaldırabilirsiniz. Doğru duruş pozisyonları öğrenilmeli. Ayakta dururken, otururken ya da eğilip doğrulurken doğru pozisyonları kullanmanız gerekir. Bu sayede belinizde hasar oluşturma riskini en aza indirirsiniz. Özellikle eğilip doğrulurken belde hasar oluşmaması için dikkat edilmelidir. Bunun için eğilip doğrulurken ağırlığı her iki bacağa eşit olarak vermek gerekir. Ayrıca yük taşırken de ağırlık hem sağa hem de sola eşit olarak verilmelidir. Boyun Düzleşmesi Boynun doğal kavisini kaybederek düzleşmesi durumudur. Genç nüfusta stres sorunu ve duruş bozukluğu nedeniyle daha fazla görülmektedir. Bunun en başlıca sebebi özellikle devamlı ders çalışan ve yazı yazan kişilerde boynun devamlı öne doğru eğilmesi söz konusudur. Bu durumda boynun düzleşmesine sebep olmaktadır. Boyun düzleşmesi sendromunun en önemli nedenlerinden birisi boyuna fazla yük bindirilerek hasara uğratılmasıdır. Boyun bölgesine alınan darbeler de boyun düzleşmesine yol açabilir. Uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz bir şekilde durmak, aşırı yorgunluk ve stres de boyun düzleşmesine neden olabilir. Boyun Düzleşmesinin Sebepleri Duruş bozukluğundan kaynaklanan boyun düzleşmesi sadece fiziksel muayeneyle teşhis edilebilecek kadar belirgindir. Uzun süre hareket aynı pozisyonda durmak nedeniyle ortaya çıkan boyun düzleşmesinde boyun hareket ettirildiğinde ağrı hissedilir. Baş sağa ve sola çevrildiğinde ağrı ya da zorlanma oluyorsa boyun düzleşmesi işareti olabilir. Boyun düzleşmesinin en net belirtilerinin başında boyun ağrısı gelmektedir. Boyun düzleşmesinin ileri aşaması omurilik sinirlerini etkisiz hale getirir. Bu durum kollarda, ellerde uyuşma ve karıncalanma oluşabilir. Ani his kayıpları da boyun düzleşmesi belirtisidir. Boyun düzleşmesi MR çekilerek teşhis edilir. Kişinin yaşam kalitesinin düşmesine neden olan ve tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Boyun ve Bel Düzleşmesi Tedavileri Boyun ve bel düzleşmesi tedavisinde öncellikle hasta vücudunu nasıl kullanması ve koruması gerektiği konusunda bilgilendirilir. Hastanın istirahat etmesi sağlanır. Manuel terapi, elektro terapi ve fizik tedavi uygulamaları düzleşme tedavisi yapılır. Doğru duruş eğitimi ile birlikte her gün düzenli olarak egzersiz yapması sağlanır. Boyun ve Bel Düzleşmesine Karşı Alınması Gereken Önlemler Boyun ve bel düzleşmesi rahatsızlıklarını önlemek için hatalı duruş ve oturma bozukluklarının düzeltilmesi gerekir. Aynı pozisyonda uzun süre hareket etmeden oturmak bel düzleşmesine yol açar. Bu nedenle oturma pozisyonu sık sık değiştirmeli ve saat başı kalkıp kısa bir yürüyüş yaparak hareket edilmelidir. Ayakta çalışmak durumunda olan kişilerin saat başı oturarak belini dinlendirmesi gerekir. Uzun süre başını öne eğerek çalışmak durumunda olan kişilerin düzenli olarak boyun egzersizi yapması tavsiye edilir.

Detaylı Bilgi
Bursit Tendinit

Bursit Tendinit

Tendinit ya da bursit rahatsızlıkları omuz, dirsek, bilek, diz, kalça ve ayak bileğinde oluşan iltihaplanmadır. Genellikle iltihaplanma uzun süreler içinde oluşur. Ancak bazı durumlarda ani iltihaplanma sorunları da görülebilir. Bunun sebebi aşırı kullanım ve hor kullanmadır. Mesela bazı kişiler meslekleri nedeni omuzlarıyla sürekli ağır yük taşımak durumunda olabilirler. Bu durum omuz kemiklerinde iltihaplanmaya yol açabilir. Elleri ile çok ağır yük taşıyan kişilerin dirseklerinde ve bileklerinde de iltihaplanma oluşabilir. Sürekli ayakta duran kişilerin ise diz ve ayaklarında iltihaplanma oluşma riski yüksektir. Ayrıca sürekli oturarak çalışmak durumunda olan kişilerin de kalçasında iltihaplanma oluşabilir. [toc] Tendinit: Tendinit rahatsızlığında tendonlar ve kaslar incelir ve kolay hasar görür. Bu durum iltihaplanmaya neden olabilir. Tendinit, şiddetli ağrılara yol açabilir. Bursit: Kemik ve kas arasında tendon ya da deri arasında bulunan küçük keselerin iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanma ciddi ağrılara sebep olabilir. Tendinit ve bursitin sebepleri nelerdir? Aynı hareketin sürekli tekrarlanıyor olması tendinit ve bursit rahatsızlığına yol açabilir. Mesela uzun süre klavyede yazı yazmak, yürümek, kesme ve doğrama işlemleri yapmak sayılabilir. Doğru ayakkabı seçilmemesi de tendinit ve bursite neden olabilir. Ayağı rahatsız eden ayakkabılar tendinit ve bursite sebep olmaktadır. Kan ve böbrek hastalıkları da beraberinde tendinit ve bursit hastalıklarına neden olabilir. Yaşlılık da bacak, kalça ve dirseklerde tendinit ve bursit çok daha yaygın olarak görülür. Bazı antibiyotik ve ilaçların kullanımı da lif yırtılmalarına sebep olarak tendinit ve bursit rahatsızlığının oluşmasına yol açar. Tendinit ve bursit nasıl teşhis edilir? Tendinit ve bursit rahatsızlığında öncellikle hastanın fiziksel muayenesi yapılır. Oluşan hastalığın sebebi, şiddeti ve hikayesi öğrenilir. Bunun için röntgen ve MR gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilir. İltihabı ölçmek için kan tahlili yapılması gerekebilir. Tendinit ve bursit nasıl tedavi edilir? Tendinit ve bursit; kemik ve kas yapısını ciddi anlamda etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıkların tedavisinde uygulanan yöntemler şunlardır: Bütün kemik ve kas hastalıklarında ilk olarak istirahat önerilir. Bu sayede kas ve kemik üzerine fazla yük bindirilmemeli, ağır kaldırılmamalı ve darbe almamaya dikkat edilmelidir. Buz uygulaması ağrının dindirilmesinde oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Ağrıyan bölgeye günde 3 ya da 4 kez yaklaşık 15 dakika boyunca buz kompresi yapılması ağrının azalmasına yardımcı olur. Tendinit ve bursit hastalığında ağrı ve iltihabı gidermek için duruma göre ilaç tedavisi uygulanabilir. Tendinit ve bursit hastalığına sebep olan hareketlerin tekrarlanması hastalığın tedavisine engel olabilir. Bu nedenle ağrının oluştuğu bölgede destekleyici alet ve aparatlar kullanılması gerekebilir. Örneğin baston kullanılması ağrıya neden olan yükün hafiflemesini sağlayarak iyileşmeyi ve rahatsızlığın tekrarlanmasını önler. Fizik tedavi ile tendinit ve bursit tedavi edilebilir. Alanında uzman terapistler tarafından kişiye özel olarak akıllı egzersiz programları, masaj, soğuk sıcak uygulaması yapılabilir. Fizik tedavi teknikleri ile hastalığın tedavi edilememesi sonucunda cerrahi müdahale yapılması gerekebilir. Fakat tendinit ve bursit tedavisinde cerrahi müdahale en son aşamadır. Bazı durumlarda kortizon enjekte edilmesi yeterli olabilir. Kortizonun da fayda etmediği durumlarda cerrahi müdahale uygulanması gerekebilir. Tendinit ve bursit riskine karşı nasıl önlem alınır? Tendinit ve bursit rahatsızlığına oluşma riskine karşı dikkat edilmesi gerekenler şunlardır: Yoğun spor ve egzersiz yapan kişilerde tendinit ve bursit rahatsızlığının oluşma riski çok yüksektir. Bunun için spor ya da egzersiz yapmadan önce ısınma ve germe hareketleri yapmaya özen göstermelisiniz. Bu sayede tendinit ve bursit oluşma riskini en aza iner. Spor ya da egzersizin çok hızlı yapılması da tendinit ve bursite neden olur. Bunun için egzersize yavaş yavaş başlanarak ısındıkça hızlanılmalıdır. Egzersize uzun süre ara verilip yeniden başlanılması da tendinit ve bursite neden olmaktadır. Bu nedenle haftanın bir günü yoğun egzersiz yapmak yerine, her gün düzenli olarak 25-30 dakika egzersiz yapılması çok daha faydalıdır. Doğru malzeme ve spor aleti kullanmak da oluşabilecek travma riskinin en aza inmesini sağlar. Sürekli olarak aynı pozisyonda durmak da tendinit ve bursit hastalığına neden olur. Bunun için düzenli aralıklar ile pozisyon değiştirilmeli ve yürünmelidir.

Detaylı Bilgi