Romatem
444 76 86 SİZİ ARAYALIM WhatsApp Hasta İletişim+905492046053

E-RANDEVU OLUŞTUR

WhatsApp

Diz Omuz Ağrıları

Diz Ağrıları

Dizlerimiz günlük hayatımızda yürüme,oturma, merdiven çıkma, çömelme gibi birçok hareketi yapmamızı sağlar. Dizlerde sık görülen eklem romatizması, kireçlenme, iltihaplı eklem romatizmaları, menisküs yırtığı, eklem veya çevresinde şişlik, kilitlenme, hareket kısıtlılığı veya eklemde sertlik ve çıtırtı sesi gibi şikayetler günlük yaşamı olumsuz etkiler. Fizik tedavi uygulamalarıyla doku onarımı ve dokuda kan akımı sağlanır, kıkırdak yapı uyarılır, ödem ve sertlik giderilir, kas grupları kuvvetlendirilir ve ağrının azalması sağlanır.

Omuz Ağrıları

Omuz eklemi, vücudumuzda en geniş hareket açıklığına sahip olan eklemdir. Kürek kemiği, köprücük kemiği ve omuz başı kemiğinin biraraya gelmesinden oluşan komplike bir eklemdir. Omuz ekleminin normal hareketlerini yapabilmesi için, bu üç yapının uyum içinde çalışması gerekir. Omuz problemleri herkeste ortaya cıkabilir. Omuz aşınması ve yırtıkları, omuz çıkması, omuz kırıkları ve donuk omuz gibi problemlerle ortaya çıkan ağrılar, fizik tedavi uygulamaları ve düzenli egzersizlerle tedavi edilebilir.

Uzmana Danışın

Uzmana Danışın
WhatsApp İletişim
Yorumlar
Yorum Yapın

İLİŞKİLİ DİĞER MAKALELER

Konu ile alakalı diğer bilgiler makalelere göz atarak bilgilendirmeleri okuyabilirsiniz.

Bursit Tendinit

Bursit Tendinit

Tendinit ya da bursit rahatsızlıkları omuz, dirsek, bilek, diz, kalça ve ayak bileğinde oluşan iltihaplanmadır. Genellikle iltihaplanma uzun süreler içinde oluşur. Ancak bazı durumlarda ani iltihaplanma sorunları da görülebilir. Bunun sebebi aşırı kullanım ve hor kullanmadır. Mesela bazı kişiler meslekleri nedeni omuzlarıyla sürekli ağır yük taşımak durumunda olabilirler. Bu durum omuz kemiklerinde iltihaplanmaya yol açabilir. Elleri ile çok ağır yük taşıyan kişilerin dirseklerinde ve bileklerinde de iltihaplanma oluşabilir. Sürekli ayakta duran kişilerin ise diz ve ayaklarında iltihaplanma oluşma riski yüksektir. Ayrıca sürekli oturarak çalışmak durumunda olan kişilerin de kalçasında iltihaplanma oluşabilir. [toc] Tendinit: Tendinit rahatsızlığında tendonlar ve kaslar incelir ve kolay hasar görür. Bu durum iltihaplanmaya neden olabilir. Tendinit, şiddetli ağrılara yol açabilir. Bursit: Kemik ve kas arasında tendon ya da deri arasında bulunan küçük keselerin iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanma ciddi ağrılara sebep olabilir. Tendinit ve bursitin sebepleri nelerdir? Aynı hareketin sürekli tekrarlanıyor olması tendinit ve bursit rahatsızlığına yol açabilir. Mesela uzun süre klavyede yazı yazmak, yürümek, kesme ve doğrama işlemleri yapmak sayılabilir. Doğru ayakkabı seçilmemesi de tendinit ve bursite neden olabilir. Ayağı rahatsız eden ayakkabılar tendinit ve bursite sebep olmaktadır. Kan ve böbrek hastalıkları da beraberinde tendinit ve bursit hastalıklarına neden olabilir. Yaşlılık da bacak, kalça ve dirseklerde tendinit ve bursit çok daha yaygın olarak görülür. Bazı antibiyotik ve ilaçların kullanımı da lif yırtılmalarına sebep olarak tendinit ve bursit rahatsızlığının oluşmasına yol açar. Tendinit ve bursit nasıl teşhis edilir? Tendinit ve bursit rahatsızlığında öncellikle hastanın fiziksel muayenesi yapılır. Oluşan hastalığın sebebi, şiddeti ve hikayesi öğrenilir. Bunun için röntgen ve MR gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilir. İltihabı ölçmek için kan tahlili yapılması gerekebilir. Tendinit ve bursit nasıl tedavi edilir? Tendinit ve bursit; kemik ve kas yapısını ciddi anlamda etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıkların tedavisinde uygulanan yöntemler şunlardır: Bütün kemik ve kas hastalıklarında ilk olarak istirahat önerilir. Bu sayede kas ve kemik üzerine fazla yük bindirilmemeli, ağır kaldırılmamalı ve darbe almamaya dikkat edilmelidir. Buz uygulaması ağrının dindirilmesinde oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Ağrıyan bölgeye günde 3 ya da 4 kez yaklaşık 15 dakika boyunca buz kompresi yapılması ağrının azalmasına yardımcı olur. Tendinit ve bursit hastalığında ağrı ve iltihabı gidermek için duruma göre ilaç tedavisi uygulanabilir. Tendinit ve bursit hastalığına sebep olan hareketlerin tekrarlanması hastalığın tedavisine engel olabilir. Bu nedenle ağrının oluştuğu bölgede destekleyici alet ve aparatlar kullanılması gerekebilir. Örneğin baston kullanılması ağrıya neden olan yükün hafiflemesini sağlayarak iyileşmeyi ve rahatsızlığın tekrarlanmasını önler. Fizik tedavi ile tendinit ve bursit tedavi edilebilir. Alanında uzman terapistler tarafından kişiye özel olarak akıllı egzersiz programları, masaj, soğuk sıcak uygulaması yapılabilir. Fizik tedavi teknikleri ile hastalığın tedavi edilememesi sonucunda cerrahi müdahale yapılması gerekebilir. Fakat tendinit ve bursit tedavisinde cerrahi müdahale en son aşamadır. Bazı durumlarda kortizon enjekte edilmesi yeterli olabilir. Kortizonun da fayda etmediği durumlarda cerrahi müdahale uygulanması gerekebilir. Tendinit ve bursit riskine karşı nasıl önlem alınır? Tendinit ve bursit rahatsızlığına oluşma riskine karşı dikkat edilmesi gerekenler şunlardır: Yoğun spor ve egzersiz yapan kişilerde tendinit ve bursit rahatsızlığının oluşma riski çok yüksektir. Bunun için spor ya da egzersiz yapmadan önce ısınma ve germe hareketleri yapmaya özen göstermelisiniz. Bu sayede tendinit ve bursit oluşma riskini en aza iner. Spor ya da egzersizin çok hızlı yapılması da tendinit ve bursite neden olur. Bunun için egzersize yavaş yavaş başlanarak ısındıkça hızlanılmalıdır. Egzersize uzun süre ara verilip yeniden başlanılması da tendinit ve bursite neden olmaktadır. Bu nedenle haftanın bir günü yoğun egzersiz yapmak yerine, her gün düzenli olarak 25-30 dakika egzersiz yapılması çok daha faydalıdır. Doğru malzeme ve spor aleti kullanmak da oluşabilecek travma riskinin en aza inmesini sağlar. Sürekli olarak aynı pozisyonda durmak da tendinit ve bursit hastalığına neden olur. Bunun için düzenli aralıklar ile pozisyon değiştirilmeli ve yürünmelidir.

Detaylı Bilgi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

[toc] Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nedir? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, nöromuskuler, kas-iskelet sistemi ve kardiyovasküler sistemlerde ki fiziksel ve fonksiyonel bozuklukların tanı ve tedavisini kapsayan bir uzmanlık dalıdır. Fizik tedavi, fiziksel ajanlar ve tekniklerin kas iskelet sistemi hastalıkları tedavisinde kullanılması anlamına gelir. Fizik tedavi yöntemleri vücudun dışından fiziksel ajanların uygulanması şeklindedir. Uygulanılan fizik tedavi ajanları vücudumuzda herhangi bir lezyon veya yara oluşturmaz. Fizik tedavi uygulamasının amacı ağrıların azaltılması veya yok edilmesi, hastanın günlük yaşam aktivitelerinin tekrar kazanılması organların işlevlerinin sağlıklı hale gelmesi, bağımsız bir birey olarak toplumdaki yerini almasıdır. Rehabilitasyon ise doğuştan veya sonradan ortaya çıkan, kaybedilmiş hareket kabiliyetinin tekrar kazandırılmasına yönelik tedavidir.Rehabilitasyonda amaç, hastayı bedensel, psikolojik, sosyal, mesleki ve meslek dışı konularda ve eğitimde, çevresel kısıtlılıklar ve fizyolojik-anatomik bozukluklara rağmen olası en yüksek duruma getirmektir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonun amaçları nelerdir? Ağrının azaltılması, Kasların gevşetilmesi, Dolaşımın olumlu yönde etkilenmesi, Enflamasyonun giderilmesi, Fonksiyonların restore edilmesi; hareketin artırılması, kasların güçlendirilmesi ve koordinasyonun sağlanması, İlaç gereksiniminin azaltılması, Postür(duruş) bozukluklarının önlenmesi ve düzeltilmesi olarak sayılabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, tıbbi ve cerrahi tedaviler yetersiz-etkisiz-gereksiz ise, hastalığın kronikleşme ve ilerleme ihtimali varsa, günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa veya sakatlık gelişmişse yararlı ve gerekli olabilir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulamaları Nelerdir? Hastalığın durumuna göre uygun bir fizik tedavi programı planlanır. Fizik tedavi, uzman hekim denetiminde yapılmalıdır. Bu tedavi programı ilaç ve fizik tedavi ajanlarının uygulanması ve terapötik egzersizlerden bir veya birkaçını içerebilir. Uygulanacak Fizik Tedavi programı Soğuk tatbiki, Yüzeyel ısı (infraruj, sıcak paket, parafin, girdap banyosu), Derin ısı (ultrason, kısa dalga diatermi, radar), Elektroterapi (tens, elekrostimülasyon, vakum-enterferans, diadinami, galvanık-faradik akım) Hidroterapi (kontrast banyo, kaplıca tedavisi, su altı masaj, elektrogalvanik banyo, girdap banyosu), Mekanoterapi (mobilizasyon ve manipülasyon, traksiyon, pnömatik kompresyon, splint, breys, korse, bandaj, baston vs destekleri), Tedavi edici egzersiz uygulamaları gibi Fizik tedavi yöntemlerinden biri veya bir kaçını içerebilir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kapsamındaki tedaviler nelerdir? Akut ve kronik ağrı tedavisi Romatizmal hastalıklar tedavi ve takibi Ortopedik rehabilitasyon ve spor yaralanmaları Nörolojik ve nöromuskulaer hastalıkların rehabilitasyonu Pediatrik rehabilitasyon Metabolik kemik hastalıkları (Osteoporoz vb.) Doğumsal veya edinsel eklem ve kemik bozuklukları Yanık sonrası rehabilitasyon Kardiyak rehabilitasyon Geriatrik rehabilitasyon . Fizik Tedavinin Süresi Ne Kadardır? Fizik tedavi seanslar halinde yapılır. 1-1.5 saatlik toplam 15-20 seans uygulanır. Rehabilitasyon ise daha uzun bir süreçtir, tedavi yıllarca sürebilir. Fizik Tedavi Uygulamaları Ağrılı Mıdır? Fizik tedavi uygulamaları sırasında hasta ağrı duymaz. Ancak, hastada eklem kısıtlılığı mevcutsa, örneğin omuzunu kaldıramıyorsa, o zaman fizyoterapist, germe egzersizleri yapacağından hafif ağrı olabilir. Sakıncalı Olduğu Durumlar Nelerdir? İltihabi (enflamatuar) romatizmal hastalıkların aktif dönemleri (eklemlerin, şiş, sıcak ve ağrılı olduğu dönemler), damar tıkanıklıkları, varisler, açık yaralar ve iltihaplı bölgeler üzerine uygulama sakıncalıdır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulamalarının Olası Risk ve Yan Etkileri Nelerdir? Yan etki ve riskleri oldukça az olan tedavi yaklaşımlarıdır. Bununla birlikte, nadir de olsa cilt kızarıklıkları, hassasiyet gibi istenmeyen etkiler görülebilir. Çok daha nadir görülen önemli riskler cilt yanıkları, kalp ritm bozuklukları, ciltte aşırı duyarlılık, kan basıncı değişiklikleri, eklem kısıtlılıklarının açılması sırasında kas-tendon hasarlanması-kopması, elektrik çarpmasıdır. Riskler uygun teknik, yeterli tıbbi malzeme ve deneyimli tıbbi personel varlığında nadiren görülmektedir. Bu durumların görülme sıklığını en aza indirmek için uygulama öncesi tıbbi durumunuz hakkında doktorunuza detaylı bilgi vermelisiniz. Bilinen ilaç alerjisi durumlarını, hastalıklarınızı doktorunuza belirtmelisiniz.

Detaylı Bilgi
Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni olarak bilinen plantar fasit, topuk ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir. Ayağınızın altından geçen ve topuk kemiğinizi parmaklarınızla (plantar fascia) bağlayan kalın bir doku bandının iltihabını içerir. Plantar fasiit genellikle sabahın ilk adımında bıçak gibi bir ağrı hissedilmesine neden olur. Ayağa kalkıp daha fazla hareket edildiğinde, ağrı normal olarak azalır, ancak uzun süre ayakta kalındıktan sonra veya oturulunca tekrar başlar. Plantar fasiit, koşucularda daha sık görülür. Buna ek olarak, aşırı kilolu ve yetersiz topuk desteği olan ayakkabılar giyenler, plantar fasiit yani topuk dikeni olma riski daha fazla taşıyor. Topuk dikeni belirtileri nelerdir? Topuk dikeni belirtileri aşağıdaki gibidir: Topuk dikeninin en belirgin özelliği sabah kalkıldığına ayak tabanında hissedilen ağrıdır. Sabah uyanıldığında ayakların dinlenmemiş olması, topukta ağrı ile uyanılması topuk dikeninin belirtileri arasındadır. Uzun süre oturularak dinlenilmesi durumunda topukta ağrı birikmesi oluyorsa ve üzerine basıldığında ağrı hissediliyorsa topuk dikeni sorunu var demektir. Topuk dikeni yaşam kalitesinin düşmesine yol açan bir rahatsızlıktır. Kişinin hareket kabiliyetini düşürür. Hasta topuklarının ağrısından rahat yürüyemez. Topuk dikeni günlük ayak ağrıları ile karıştırılmamalıdır. Ayağın aşırı yorulması durumunda topukta ağrı olması oldukça normal bir durumdur. Ancak ayağa aşırı yük yüklenmediği durumlarda bile topukta durduk yere ağrı oluyorsa topuk dikeni sorunu var demektedir. Topuk dikeni direkt olarak topuktan başlar, başka bir bölgeden ayağa doğru yayılmaz. Topuk dikeni ağrıları tamamen bölgesel olan ve batma hissiyle birlikte ortaya çıkan ağrılardır. Topuk dikeni yürüyüş bozukluklarına da yol açmaktadır. Bunlar yalpalayarak ve içe doğru basarak yürüme gibi sorunları da beraberinde getirir. Topuk dikeninin sebepleri nelerdir? Topuk dikeni kişinin yürüme süresini düşüren, yürüme bozukluğuna yol açarak yaşam standardını düşüren bir hastalıktır. Topuk dikeninin başlıca sebepleri şunlardır: Topuk dikeni aşırı kilolu kişilerde daha fazla görülür. Ayaklar vücuttaki fazla kiloları taşırken yıpranır ve topuk bölgesinde ağrıya neden olur. Çünkü kilonuzun 3 katı kadar daha fazla yük biner ayaklarınıza ve ayaklarınızın hasar görmesine yol açar. Yana ya da içe basma gibi problemleri olan kişilerde de topuk dikeni riski çok daha yüksek olur. Bunun dışında aksama sorunu olanlarda da topuk dikeni sorunu görülebilir. Yürünürken ayağın bir bölgesine daha fazla ağırlık verilmesi ya da ayağın birine daha fazla ağırlık verilmesi gibi sorunlar topuk dikenine neden olmaktadır. Hatalı ayakkabı seçimi de topuk dikenine neden olan faktörler arasındadır. Sert tabanlı ve kalitesiz ayakkabılar topuklarda ağrıya neden olur. Bu durum topuk dikenine yol açar. Topuk dikeni nasıl tedavi edilir? Hastanın yaşam kalitesini düşüren topuk dikeninin tedavi edilmesi çok önemlidir: Topuk dikeni tedavisinde hastaya önce ayak egzersizleri verilir. Bu egzersizler doktorun tavsiye ettiği şekilde ve tavsiye ettiği kadar yapılmalıdır. Topuk dikeninde fizik tedavi ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Fizik tedavi akıllı egzersiz aletleriyle yaptırılan düzenli egzersizler, soğuk ve sıcak uygulaması, özel masajlar uygulanır. Akıllı egzersiz cihazları hastanın egzersiz ile sakatlanma riskini en aza indirir. Fizik tedavi de hastanın göstermiş olduğu istikrar ve özen de tedavinin başarısına doğrudan etki eder. Tedaviye düzenli olarak katılması, hareketleri özenli yapması tedavi sürecinin hızlanmasını sağlar. Doğru ayakkabı ve kaliteli ayakkabı seçimi de topuk dikeni tedavisine ve yakalanma riskine azaltmaya yardımcı olur. Ayakkabı seçiminde ortopedik ve ayak sağlığını koruyan ayakkabıların tercih edilmesine dikkat edilmelidir. Aşırı kilolardan kurtulmak topuk dikene ve diğer birçok hastalığın tedavisinde size yardımcı olur. Hasta fizik tedavi ile birlikte diyet ve egzersize başlayarak kilo vermeye gayret etmelidir. Topuk dikeninin tüm bu yöntemlerle rağmen tedavi edilememesi durumunda cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulur. Bu süreç içinde topuk dikenine neden olan aşırı kilo, yürüme bozuklukları ya da diğer hastalıkların tedavisi de tekrarlama riskini ortadan kaldırmak için beraberinde tedavi edilmelidir. Topuk yaraları da topuk dikenine neden olabilir. Bu nedenle ayak tabanındaki bu yaraların da tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu sorunun tedavisi için ilaç, lazer ya da PRP tedavisi gibi teknikler uygulanabilir.

Detaylı Bilgi