Romatem
444 76 86 SİZİ ARAYALIM WhatsApp Hasta İletişim+905492046053

E-RANDEVU OLUŞTUR

WhatsApp

Diz Omuz Kalça Kireçlenmesi

Diz, Omuz, Kalça Kireçlenmesi önceden tanı ve tedavisi yapılmadığında ciddi problemlere yol açabilir. Kalça eklemi vücudun en büyük ve en önemli eklemlerinden birisidir. Her bir kalça eklemi vücut ağırlığının yarısını taşımak zorunda olduğu gibi, yürüme, koşma, merdiven çıkma, çömelme gibi hareketler sırasında bu yük daha da artar ve vücut ağırlığının birkaç katına kadar çıkabilir. Bu nedenle kalça eklemlerinde doğuştan mevcut olan veya sonradan ortaya çıkan bazı rahatsızlıklar, erken dönemde fark edilmese dahi sonradan ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olurlar.

Kireçlenmenin Nedenleri

omuz kireçlenmesiErken çocukluk döneminde kalça ekleminde ortaya çıkan en önemli rahatsızlık doğuştan kalça çıkıklarıdır. Bu durum zamanında tedavi edilmediği takdirde ileri yaşlarda kalçada ağrı ve hareket zorluğuyla birlikte belirgin topallamaya neden olur.

Romatizmal Hastalıklar

İltihaplı veya dejeneratif tip romatizmal hastalıklar kalça ekleminde yapısal bozulmalara yol açar. Erişkin yaşlarda en çok görülen ağrı nedeni kalça eklemindeki kireçlenmelerdir.

Enfeksiyonlar

Vücudun bir başka bölgesinden yayılan veya direkt olarak gelen mikroplar kalça ekleminde iltihaba neden olabilirler.

Tümörler

Meme, akciğer ve prostat kanserleri kalça eklemine yayılıp şiddetli kalça ağrısına neden olabilirler.

Damarsal Nedenler

Kalça kemiklerini besleyen damarların tıkanması veya buraya gelen kan akımının bozulması sonucunda kalça ağrıları ortaya çıkabilir. Yukarıda sıraladığımız durumlarda, önce ağrının nedenini belirlemek gerekir. Bu amaçla ayrıntılı bir klinik muayeneden sonra çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulur. En çok kullanılan görüntüleme yöntemleri klasik röntgen, ultrason, bilgisayar tomografi ve MR’dır.

Tedavi kalça ağrısının nedeni belirlendikten sonra buna yönelik tedaviye başlanır. Bazı hastalarda ilaç tedavisi gerekir. Hastalığın akut dönemi geçtikten sonra veya kalça ameliyatına müteakip fizik tedavi ve rehabilitasyona başlamak gerekir. Uygun hastalarda egzersiz tedavileriyle birlikte havuz içi yürüme eğitimi de yaptırılarak iyileşme süresi hızlandırılır.

Uzmana Danışın

Uzmana Danışın
WhatsApp İletişim
Yorumlar
Yorum Yapın

İLİŞKİLİ DİĞER MAKALELER

Konu ile alakalı diğer bilgiler makalelere göz atarak bilgilendirmeleri okuyabilirsiniz.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

[toc] Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nedir? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, nöromuskuler, kas-iskelet sistemi ve kardiyovasküler sistemlerde ki fiziksel ve fonksiyonel bozuklukların tanı ve tedavisini kapsayan bir uzmanlık dalıdır. Fizik tedavi, fiziksel ajanlar ve tekniklerin kas iskelet sistemi hastalıkları tedavisinde kullanılması anlamına gelir. Fizik tedavi yöntemleri vücudun dışından fiziksel ajanların uygulanması şeklindedir. Uygulanılan fizik tedavi ajanları vücudumuzda herhangi bir lezyon veya yara oluşturmaz. Fizik tedavi uygulamasının amacı ağrıların azaltılması veya yok edilmesi, hastanın günlük yaşam aktivitelerinin tekrar kazanılması organların işlevlerinin sağlıklı hale gelmesi, bağımsız bir birey olarak toplumdaki yerini almasıdır. Rehabilitasyon ise doğuştan veya sonradan ortaya çıkan, kaybedilmiş hareket kabiliyetinin tekrar kazandırılmasına yönelik tedavidir.Rehabilitasyonda amaç, hastayı bedensel, psikolojik, sosyal, mesleki ve meslek dışı konularda ve eğitimde, çevresel kısıtlılıklar ve fizyolojik-anatomik bozukluklara rağmen olası en yüksek duruma getirmektir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonun amaçları nelerdir? Ağrının azaltılması, Kasların gevşetilmesi, Dolaşımın olumlu yönde etkilenmesi, Enflamasyonun giderilmesi, Fonksiyonların restore edilmesi; hareketin artırılması, kasların güçlendirilmesi ve koordinasyonun sağlanması, İlaç gereksiniminin azaltılması, Postür(duruş) bozukluklarının önlenmesi ve düzeltilmesi olarak sayılabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, tıbbi ve cerrahi tedaviler yetersiz-etkisiz-gereksiz ise, hastalığın kronikleşme ve ilerleme ihtimali varsa, günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa veya sakatlık gelişmişse yararlı ve gerekli olabilir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulamaları Nelerdir? Hastalığın durumuna göre uygun bir fizik tedavi programı planlanır. Fizik tedavi, uzman hekim denetiminde yapılmalıdır. Bu tedavi programı ilaç ve fizik tedavi ajanlarının uygulanması ve terapötik egzersizlerden bir veya birkaçını içerebilir. Uygulanacak Fizik Tedavi programı Soğuk tatbiki, Yüzeyel ısı (infraruj, sıcak paket, parafin, girdap banyosu), Derin ısı (ultrason, kısa dalga diatermi, radar), Elektroterapi (tens, elekrostimülasyon, vakum-enterferans, diadinami, galvanık-faradik akım) Hidroterapi (kontrast banyo, kaplıca tedavisi, su altı masaj, elektrogalvanik banyo, girdap banyosu), Mekanoterapi (mobilizasyon ve manipülasyon, traksiyon, pnömatik kompresyon, splint, breys, korse, bandaj, baston vs destekleri), Tedavi edici egzersiz uygulamaları gibi Fizik tedavi yöntemlerinden biri veya bir kaçını içerebilir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kapsamındaki tedaviler nelerdir? Akut ve kronik ağrı tedavisi Romatizmal hastalıklar tedavi ve takibi Ortopedik rehabilitasyon ve spor yaralanmaları Nörolojik ve nöromuskulaer hastalıkların rehabilitasyonu Pediatrik rehabilitasyon Metabolik kemik hastalıkları (Osteoporoz vb.) Doğumsal veya edinsel eklem ve kemik bozuklukları Yanık sonrası rehabilitasyon Kardiyak rehabilitasyon Geriatrik rehabilitasyon . Fizik Tedavinin Süresi Ne Kadardır? Fizik tedavi seanslar halinde yapılır. 1-1.5 saatlik toplam 15-20 seans uygulanır. Rehabilitasyon ise daha uzun bir süreçtir, tedavi yıllarca sürebilir. Fizik Tedavi Uygulamaları Ağrılı Mıdır? Fizik tedavi uygulamaları sırasında hasta ağrı duymaz. Ancak, hastada eklem kısıtlılığı mevcutsa, örneğin omuzunu kaldıramıyorsa, o zaman fizyoterapist, germe egzersizleri yapacağından hafif ağrı olabilir. Sakıncalı Olduğu Durumlar Nelerdir? İltihabi (enflamatuar) romatizmal hastalıkların aktif dönemleri (eklemlerin, şiş, sıcak ve ağrılı olduğu dönemler), damar tıkanıklıkları, varisler, açık yaralar ve iltihaplı bölgeler üzerine uygulama sakıncalıdır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uygulamalarının Olası Risk ve Yan Etkileri Nelerdir? Yan etki ve riskleri oldukça az olan tedavi yaklaşımlarıdır. Bununla birlikte, nadir de olsa cilt kızarıklıkları, hassasiyet gibi istenmeyen etkiler görülebilir. Çok daha nadir görülen önemli riskler cilt yanıkları, kalp ritm bozuklukları, ciltte aşırı duyarlılık, kan basıncı değişiklikleri, eklem kısıtlılıklarının açılması sırasında kas-tendon hasarlanması-kopması, elektrik çarpmasıdır. Riskler uygun teknik, yeterli tıbbi malzeme ve deneyimli tıbbi personel varlığında nadiren görülmektedir. Bu durumların görülme sıklığını en aza indirmek için uygulama öncesi tıbbi durumunuz hakkında doktorunuza detaylı bilgi vermelisiniz. Bilinen ilaç alerjisi durumlarını, hastalıklarınızı doktorunuza belirtmelisiniz.

Detaylı Bilgi
Obezite Rehabilitasyonu

Obezite Rehabilitasyonu

Obezite, kişinin günlük yaşantısını kısıtlayacak ve yandaş hastalıklara neden olacak kadar vücutta aşırı yağ depolanması durumudur. Aşırı yağ dokusunu belirlemek için birkaç farklı yöntem vardır. En yaygın olanı Vücut Kitle İndeksi (BMI)’dir. Yağ hücresi bir endokrin hücredir ve yağ dokusu bir endokrin organdır. Bu nedenle yağ dokusu metabolitleri, sitokinleri, lipitleri ve diğerleri arasında koagülasyon faktörleri de dahil olmak üzere bir dizi madde salgılar. Belirgin derecede aşırı yağlanma ya da obezite dolaşımdaki yağ asitlerinin ve iltihaplanmanın artan seviyelerine neden olur. Bu, insülin direncine yol açabilir ve hastada tip 2 diyabete neden olabilir. [toc] Obezitenin türleri nelerdir? Obezitenin tanımlanmasında vücut kütle indeksi oranı çok önemlidir. Vücut kitle indeksi 30 ile 34,90 arasında olan kişiler fazla kilolu, 35 ile 39,90 orasında yer alanlar ise aşırı kilolu, vücut kitle indeksi 40’dan fazla olanlar morbid obezite sınıfına dahil olurlar ve beraberinde birçok yandaş rahatsızlığa yol açarlar. Obezitenin neden olduğu hastalıklar nelerdir? Obezitenin kendisi kişinin tüm yaşamını etkileyen çok ciddi bir hastalıktır; ancak bunun yanı sıra yandaş hastalıklara da yol açmaktadır. Obezitenin tetiklediği hastalıklar ise şunlardır: Obezite insülin direncine yol açarak kişilerde tip 2 diyabete neden olabilir. Tansiyon rahatsızlıkları da obezitenin tetiklediği rahatsızlıklar arasındadır. Çarpıntı, nefes darlığı gibi şikayetler kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Kalp ve damar hastalıkları kişinin hayatını ciddi oranda riske sokabilir. Kas ve iskelet sistemi ciddi oranda zarar görebilir. Obezite rahim, pelvik ve bağırsak hastalıklarına da yol açabilir. Uykuda solunum durması sorunu olan uyku apnesi obezitenin neden olduğu en ciddi rahatsızlıkların başında yer alır. Obezitenin sebepleri nelerdir? Obezitenin birden fazla nedeni olabilir. Bunlar arasında: Kalorisi ve yağ ürünü yüksek beslenme alışkanlığı obezitenin en önemli sebebidir. Fast food gıdalardan, yağda kızartılmış yiyeceklerden ve şeker oranı yüksek gıda ürünlerinden uzak durulmalıdır. Hareketsiz yaşam ve düzenli egzersiz yapılmaması obezitenin sebepleri arasındadır. Vücuda alınan kalorinin yağa dönüşerek depolanmaması için egzersiz ve hareketle yakılması büyük önem taşır. Obezite sadece hatalı beslenme şekli ve yetersiz hareketten kaynaklanmaz. Genetik faktörler ve metabolizma yavaşlığı da kişinin vücudunda aşırı yağ birikmesine neden olabilir. Obezite nasıl önlenir? Obezitenin önlenebilmesi için öncellikle eğer varsa metabolik rahatsızlıkların tedavi edilmesi gerekir. Ardından sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin yaşam tarzının vazgeçilmez bir parçası haline getirilmesi gerekir. İşte, obeziteyi önlenmenin yolları: Sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlığı obezitenin önlenmesi için çok önemlidir. Yağ ve kalori oranı düşük, protein ve vitamin oranı yüksek gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca vücudunuzun harcayabildiği miktarlarda porsiyonların küçültülmesi, aşırı yeme bozukluğunun giderilmesi gerekir. Günlük alınan ve harcanan kalori miktarının düzenli olarak hesaplanması gerekir. Bu sayede obezite riskini düşürmek için en önemli adımı atmış olursunuz. Düzenli olarak egzersiz yapmak çok önemlidir. Tempolu yürüyüş, bisiklete binme, yüzme ya da benzeri aktivitelerden size en uygun olanını düzenli olarak yapmaya özen göstermelisiniz. Gıdalardan aldığınız kaloriden daha fazlasını yakmanız egzersiz planınızın ilk hedefi olmaldır. Obezite nasıl tedavi edilir? Obezite tedavisinde öncellikle alanında uzman bir diyetisyen ve egzersiz uzmanı desteği ile fazla kiloların verilmesi sağlanır. Diyetisyen hastanın beslenme alışkanlıklarını tamamen değiştirerek düzene sokulmasını sağlar. Kalorisi düşük, besleyici özelliği yüksek, dengeli bir beslenme alışkanlığı edindirilir. En önemlisi ise porsiyonların küçültülmesi sağlanır. Egzersiz uzmanı ise kişinin genel vücut yapısı ve sağlığına uygun bir egzersiz programı hazırlar. Egzersizlerin düzenli ve istikrarlı bir şekilde yapılmasını sağlayarak aşırı kiloların verilmesine yardımcı olur. Obezite rehabilitasyonu nasıl uygulanır? Obezite rehabilitasyonu fizik tedavi uzmanları tarafından uygulanan son derecede etkili bir tedavi programıdır. Hasta öncellikle özel bir ekip tarafından değerlendirmeye alınır ve kişiye özel bir tedavi programı çıkarılır. Obezite rehabilitasyonu ile sadece kişinin fazla kilolarından kurtulması değil, aynı zamanda yandaş hastalıkların tedavisi de sağlanır. Kas ve iskelet sistemindeki bozukluklar başta olmak üzere akıllı egzersiz, masaj vb. uygulamalarla kişinin genel sağlığının da düzeltilmesi hedeflenir. Obezite rehabilitasyonunda kişinin yaşı, kilosu, genel sağlık durumu da dikkate alınarak tedavi planlanır. Diyet ve egzersiz uzmanı da dahil edilerek tam kapsamlı bir terapi programı çıkarılır. Akıllı egzersiz araçları ile hastanın daha kolay ve istikrarlı bir şekilde egzersiz yapması sağlanır. Hastanın diyet ve egzersiz programına tam uyum sağlaması ile ayda ortalama 4 ya da 5 kilo vermesi sağlanabilir. Obezite rehabilitasyonu süreci hastanın vücut kitle indeksinin normal seviyeye çekilmesi ile tamamlanır. Hasta ilk aydan itibaren kilo vermenin sağlıklı kaslara sahip olmanın sağladığı avantajla programa daha büyük hevesle katılır.

Detaylı Bilgi
Boyun Ağrısı

Boyun Ağrısı

Boyun, baş ile vücut arasındaki bağlantıyı sağlar. Başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar. Başın birçok yöne rahat hareket etmesini sağlar. Kafadan gövdeye geçen büyük damarları, omuriliği, kola giden sinirleri korumakla görevlidir. Boyun, vücuttaki en karmaşık eklem yapısına sahiptir ve omurganın en hareketli parçasıdır Bu nedenlere akut ya da mesleksel travmalara açıktır. [toc] Boyun ağrısı çok yaygın görülen bir sağlık sorununu oluşturmakta ve her cins ve yaşta insanda görülebilmektedir. Çevremizdeki her 3 kişiden biri hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı çektiğini anımsar. Büyük çoğunluğu hafif şiddette ve geçici özelliktedir. Nadiren çok ağrılı, hatta özürlülüğe neden olacak kadar ağır da olabilir. Günümüzde özellikle masa başında çalışanlarda, bilgisayar kullananlarda boyun ağrısı yaygındır. Boyun ağrısı görülme sıklığı yaşın ilerlemesiyle birlikte artar. Günlük yaşamdaki gerilimler ve iş stresi boyun ağrısını arttırır. Boyun ağrısıyla birlikte sırt-omuz ağrısı, ellerde uyuşma, baş dönmesi, dengesizlik ve baş ağrısı görülebilir. Boyun problemleri bir kazadan sonra aniden de ortaya çıkabilir. Boyun Ağrısının Nedenleri Boyun ağrısı omurganın kemik ve eklem yapılarından köken alabileceği gibi kas, bağlar ve sinirler gibi yumuşak dokulardan da kaynaklanabilir. En sık boyun ağrısı nedenini yumuşak doku zorlanmaları oluşturur. Diğer boyun ağrısı sebepleri: Kas ve Bağ Zedelenmeleri, Travmalar, Osteoartrit (Kireçlenme), Boyun Fıtığı (Disk Hernisi), Romatizmal Hastalıklar (Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi hastalıklar), Omurga Kanalında Daralma, Psikolojik Faktörler, kötü duruş, çok yumuşak bir yatak ve yastığın kalınlığının uygun olmaması, Miyofasiyal Ağrı Sendromu adı verilen boyun ve sırt kaslarında duyarlı noktalarla kendini gösteren yumuşak doku kaynaklı ağrılar,  Boyun tümörleri, omurilik tümörleri, kemik enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir. Omuz ekleminden kaynaklanan ağrılar boyun ve kol ağrılarını taklit edebilir. Yemek borusu, nefes borusu, tiroid ve akciğer hastalıklarında da nadiren ağrı boyun bölgesinde hissedilebilir. Boyun Ağrıları Nasıl Tedavi Edilir? Ağrılı ve tutuk bir boyun, hiçbir özel tedavi yapılmasa da birkaç gün - birkaç hafta içinde daha iyi hale gelebilir. Genellikle gereken tek şey mümkün olduğunca rahat bir pozisyon sağlamaktır. Boyun ağrısı şiddetli olduğunda ve uzun sürdüğünde ise aşağıdaki tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir. İlaç Tedavisi Ağrılı dönemde, basit ağrı kesiciler, antiromatizmal ilaçlar ve kas gevşeticiler sıklıkla kullanılmaktadır.  İlaç Dışı Tedaviler  Sıcak uygulama ve masaj kasları gevşetip, ağrıyı rahatlatıcı bir etki  yaratabilir. Fizik tedavi ajanları (elektrik akımları, ısıtıcı ajanlar, traksiyon  gibi) tedavide kullanılabilir. Boyunluk kullanılması da, boyun hareketlerini kısıtlayarak, eklem ve kasların dinlendirilmesine ve ağrının hafifletilmesine  yardımcı olur. Ağrılı noktalara ağrı kesici enjeksiyonlar yumuşak doku  kaynaklı ağrılarda (özellikle miyofasiyal ağrıda) etkili olabilir. Bu tedavilere  ek olarak akut ağrının ve kas spazmının çözülmesinde HİL TERAPİ yani  yüksek yoğunluklu lazer uygulamaları etkilidir. Ek olarak Spinal  Dekompresyon Sistemi ile (Drx) ameliyatsız boyun futuklarını küçültmek ve ağrıyı azaltmak mümkün olabilmektedir. Egzersizler Boyun için önerilen egzersizler tam hareket açıklığının korunmasını sağlar ve kasların gücünü artırır. Ağrı geçtikten sonra boyunda kalabilen tutukluluk şikayetinin tedavisinde çok yardımcı olmaktadır. Yüzmek, bisiklete binmek, yürümek gibi yumuşak boyun hareketlerini içeren spor faaliyetleri de yararlıdır. Ancak tenis gibi ani boyun hareketlerini içeren sporlar şikayetlerde bir alevlenmeye neden olabilir. Genel olarak ağrının izin verdiğinden daha fazla boyun hareket ettirilmemelidir. Cerrahi Tedavi Boyunla ilgili aşağıda belirtilen sorunlarda cerrahi tedavi (ameliyat) gerekmektedir. Omurgada tümörü veya abse olması İlerleyici kas gücü, his ve refleks kaybı olacak şekilde omuriliğe bası yapan boyun fıtığı olması Tedaviye rağmen şikayetleri sürmesi Omurga kırığı ve omurga kayması olması Ciddi omurilik ve sinir basısı olanlara Boyun ağrısı olanlara faydalı öneriler Asla ağır cisimleri kaldırmayın, çekmeyin ve itmeyin. Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün. Başınızla yük taşımayın. Baş seviyesinin yukarısına doğru yük kaldırmayın. Boynunuzu sürekli öne eğik veya aynı pozisyonda sabit tutmayın. Telefonu konuşurken boyun-omuz arasına sıkıştırmayın. Otururken sırtınızı düz tutun ve yaslanın. Gerekirse boyun kıvrımınıza uyan boyun yastığı ile boynunuzu takviye edin. Yatak dışında boyununuz düşercesine uyuya kalmayın. Aşırı yüksek yastık kullanmayın. Çalışma şartlarınızı ve koşullarınızı iyi düzenleyin. Özellikle bilgisayar ve masa başında 30 dakikada bir pozisyon değiştirin.

Detaylı Bilgi