Omuz Sıkışma Sendromu
WhatsApp

Omuz ağrısı; bel ve boyun ağrılarından sonra üçüncü sıklıkta görülen bir problemdir. Omuz ağrısı özellikle kolunu kullanarak çalışan kişilerde doktora başvuru nedenleri arasında ilk sıralarda yer alır.

Sıkışma sendromu da  en sık görülen omuz ağrısı nedenidir. Kolumuzu kaldırmamızı sağlayan kasların tendonlarının ve bu bölgedeki kesenin omuzu oluşturan kemik yapıları arasında sıkışması sonucu oluşur.

Elini sürekli kullanan mesleklerde (boyacılar, badanacılar) , ev hanımlarında, yüzme ve voleybol gibi spor yapan sporcularda daha sık görülmektedir.

Aslında sıkışma sendromu omuzu kötü kullanma ve aşırı kullanma hastalığıdır. Önlem alınmazsa tendonların tamamen yırtılmasına kadar gidebilir.

Belirtileri Nelerdir ?

Hastanın yakınmaları başlangıçta omzun kullanılmasıyla ortaya çıkar. Zamanla devamlı olur. Özellikle geceleri uyutmayan ağrı haline dönüşür.

Kolu kaldırma ile oluşan ani ağrı, omuz kaslarında güçsüzlük hissedilmesi , omuzdan sesler gelmesi ,kolu başın üzerine kaldırırken zorlanma, güçsüzlük ve hareket kabiliyetlerde kısıtlanma başlıca belirtileridir.

Nihayetinde hasta giyinme ve soyunma gibi günlük yaşam aktivitelerini yapamayacak duruma gelir.

Tanı Nasıl Konur ?

Sıkışma sendromunun tanısı hekimin iyi bir klinik bir değerlendirmesi (anamnez, fizik muayene) sonucu konur. Görüntülenme yöntemleri (Röntgen, MRI ,USG) hastalığın boyutunu ortaya koyar.

Tedavi Nasıl Uygulanır ?

Tedavinin başlangıcında kolun istirahate alınması, zorlayıcı hareketlerden kaçınılması gerekir. En az 3 az süreyle elin baş üzerinde kullanılması önlenmelidir. Başlangıçta soğuk uygulama ve antienflamatuar ilaçlar kullanılmalıdır. Omuz içi steroid enjeksiyonu yapılabilir. Ağrı kontrol altına alındığında sıcak-soğuk paket koyma, US, analjezik akımlar, hillterapi ve manuel terapi gibi yöntemleri içeren   fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarına başlanmalıdır. Bu tedavi programı sonunda omuzun doğru kullanılması ve sıkışmaya yol açmadan omuzu kuvvetlendirme egzersizlerine devam edilmesi önemlidir. Altı aylık tedavi sonucu yeterli sonuç alınamayan hastalar cerrahiye yönlendirilir.